top of page

Şanlıurfa, Türkiye

şanlıurfa.png

13 Halk Eğitim Merkezi

şanlıurfa.png
şanlıurfa konum.png

Şanlıurfa, insanlık tarihinin en eski izlerini taşıyan kadim bir kültürün kentidir. Taşın, toprağın ve sözlü geleneğin bir araya geldiği bu coğrafyada el sanatları; sabır ve ustalıkla hayat bulur. İsotun sıcak tonu, geleneksel dokumaların ritmi ve yerel zanaatkârlık birikimi; köklü bir hafızanın yaşayan ifadesidir. Şanlıurfa’da üretim, geçmişin bilgisini güçlü bir kimlikle bugüne taşır. Her motifte Mezopotamya’nın derinliği, her eserde kültürel sürekliliğin sıcaklığı hissedilir. Şanlıurfa, tarihini emeğe dönüştüren, Anadolu’nun kadim ve etkileyici renklerinden biridir.

ŞANLIURFA-Akçakale

Akçakale Halk Eğitimi Merkezi

Adres:  Huzurevleri, 77093. Sk. Kapı No:6, 01360 Çukurova/Adana

Telefon: (0322) 256 30 80

Konum

Üretilen Değerler

01.Geleneksel Yorgancılık
02.Sedef Kakma
03.Hat Sanatı
04.Dericilik
05.Halıcılık

ŞANLIURFA_Akçakale_HEM08-halıcılık.png
ŞANLIURFA_Akçakale_HEM06-hat.png
ŞANLIURFA_Akçakale_HEM05-hat.png
ŞANLIURFA_Akçakale_HEM03-sedef.png
ŞANLIURFA_Akçakale_HEM04-sedef.png
ŞANLIURFA_Akçakale_HEM01-yorgan.png

01.Yorgancılık, en az iki malzeme katmanını, çoğunlukla aralarında üçüncü bir yastıklı katman olacak şekilde bir araya dikerek yapılan bir tekstil sanatı türüdür. Geçmişi tarihler öncesine dayanan yorgancılık bölgede bulunan hayvancılık etkisiyle daima ön plana atılıp bugüne kadar kullanıla gelmiştir. Bölgemizde halen kullanılmakta olan yorganlar koyunlardan kırpılan yünlerle kadınların güzel dokunuşlarıyla adeta sanat eserine dönüştürülmektedir. Kış aylarının vazgeçilmezi olan yün yorganlar ısınma konusunda üst düzel bir verim sağlamaktadır. Üç tabakadan oluşan yorganlar iç kısımda yünlerin serilmesi ve onun üstüne iç kısım dediğimiz alt yorgan yüzü iç içe geçirilerek daha sonrada en dış kısımda bulunan dış yorgan yüzünün birleşimi ile ortaya ısınmak için geleneksel yorgan çıkar ve kullanıma sunulur.
02.Hammaddesi, midye kabuğu, çeşitli teller ve ceviz ağacı olan Sedef ve Sedefkarlık sanatı Ortadoğu ülkelerinde doğmuş ve 15 yy’ dan sonra Osmanlı’lara geçmiştir Sedefçilik asırlarca değişik motif ve desenlerle zenginleştirilerek mimari yapılarda, kullanım eşyalarında ve silah süslemelerinde kullanılmıştır.
03.Hat sanatının ortaya çıkış hikayesi Arap Yarımadası coğrafyasında gerçekleşmiştir. Arapların antik ataları sayılan Nebati Krallığı’nda yer alan bazı örnekler hat sanatının ortaya çıkışına dair bizlere bilgi vermektedir. Bu antik kavmin kullandığı yazı türü Nebati Krallığı’nın yıkışından sonra Arap kavimleri arasında yaygınlaşmış ve kabul görmüştür. Arapçanın en ilkel hali olarak kabul edilen bu alfabe hem Nebati Krallığı döneminde hem de ilerleyen dönemlerde diğer Arap kavimleri tarafından estetik amaçlar doğrultusunda kullanılmıştır.
04.Tabaklama, belki de insanlık tarihindeki en eski üretim faaliyetlerinden biridir ve avlanan hayvanlardan arta kalanların performansını ve görünümünü iyileştirmek amacıyla binlerce yıl boyunca geliştirilen ve yeniden örtünmek ve barınmak için kullanılan üretim faaliyetlerinden biridir.
05."Anadolu halısı" olarak da bilinir. "Kilim, sumak, cicim, zili" gibi düz dokumalar ile birlikte dünyada en çok bilinen ve en eski el sanat ürünlerindendir. Anadolu'da dokunan tüm halılara Türk halısı denir ancak genel olarak "Türk Halısı" diye şöhret kazanan klasik Türk halıları Anadolu'nun batısında ve büyük kısmı Ege Bölgesi ile civarı vilayetlerde dokunan halılardır.

Başlıksız-2.png

This is your About section. Every website has a story and users want to hear yours. This is a great opportunity to give a full background on who you are and what your site has to offer. Double click on the text box to edit the content and add all the information you want to share. You may like to talk about how you got started and share your professional journey. Explain your core values, your commitment to customers and how you stand out from the crowd. 

ŞANLIURFA-Birecik

Birecik Dr. Hüseyin Mirkelam Halk Eğitimi Merkezi

Adres:  Meydan, Mimar Sinan Cd. No:33, 63400 Birecik/Şanlıurfa

Telefon: -

Konum

Üretilen Değerler

01.Birecik Bezi
02.Cam Mozaik
03.Filografi Sanatı
04.Rölyef Sanatı
05.Sedef Kakma

ŞANLIURFA_Birecik_HEM20-rölyef.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM24-sedef.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM23-sedef.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM22-sedef.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM21-rölyef.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM10-birecikbezi.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM17-filografi.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM15-cammozaik.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM18-filografi.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM16-filografi.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM14-cammozaik.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM19-rölyef.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM12-cammozaik.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM13-cammozaik.png
ŞANLIURFA_Birecik_HEM11-birecikbezi.png

01.Şanlıurfa Birecik’te doğdum ve Dekoratif El Sanatları alanında Usta Öğreticilik belgesine sahibim. Birecik Dr. Hüseyin Mirkelam Halk Eğitim Merkezi’nde, ilçemizin tarihi ve kültürel değerlerini yansıtan Birecik Bezi dokumacılığı üzerine kurs veriyorum. %40 pamuk ve %60 ketenden oluşan Birecik Bezi, yazın serin, kışın sıcak tutan, yumuşak ve dayanıklı bir kumaştır. Yüzyıllar öncesine dayanan bu zanaat, Fırat Nehri kıyısında dokunmuş, bugün kursiyerlerimle birlikte yeniden hayat bulmuştur. Amacımız bu geleneği yaşatmak, tanıtmak ve şehrimizin kültürünü ön plana çıkarmaktır. Ürünlerimizi sosyal medya üzerinden satışa sunarak aile bütçelerine katkı sağlıyoruz. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’ne desteklerinden ötürü teşekkür ederiz
02.Ben Bedriye Dörtbudak, Şanlıurfa Birecik’te doğdum ve Halk Eğitim Merkezi’nde mozaik sanatı alanında usta öğretici olarak görev yapıyorum. Tarihi 6000 yıl öncesine, Sümerlere kadar uzanan mozaik sanatı, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde gelişerek cami, türbe, saray ve konak süslemelerinde kullanılmıştır. Taş, cam, metal gibi malzemelerin yüzeylere işlenmesiyle otantik eserler ortaya çıkar. Kursiyerlerimle Osmanlı’dan günümüze ulaşan mozaik lamba yapımını sürdürüyoruz. Cam fanuslara renkli cam parçalarını yerleştirip alçıyla tamamlayarak bu sanatı yaşatıyoruz. Dünya genelinde Ottoman lantern olarak bilinen bu lambalar, sanat eseri niteliğinde ilgi görmektedir. Zeugma Antik Kenti’nde görülen mozaiklerden aldığımız ilhamla bu kadim sanatı yaşatmaya devam ediyoruz.
03.Şanlıurfa Birecik’te doğdum ve Dekoratif El Sanatları alanında Usta Öğreticilik belgesine sahibim. Birecik Dr. Hüseyin Mirkelam Halk Eğitim Merkezi’nde, ilçemizin tarihi ve kültürel değerlerini ön plana çıkaran Filografi sanatı alanında kurs vermekteyim. Filografi sanatı, ahşap bir yüzeye çiviler çakılarak, bu çiviler arasından ip veya tel geçirilmesiyle desen ve motifler oluşturulan, sabır ve incelik gerektiren bir sanat dalıdır. Eski uygarlıklardan modern döneme kadar gelişerek, sanatçıların yaratıcılıklarını ve dönemlerinin kültürel değerlerini yansıtan bir ifade biçimi haline gelmiştir.
Kursiyerlerimle birlikte, şehrimizin simgelerini vurgulayan Kelaynak, Birecik Köprüsü, türk kültürü ve tarihimizi yansıtan filografi çalışmaları yapıyoruz. Amacımız hem bu sanatın tanınmasını sağlamak hem de ilçemizi tanıtmaktır.
Bu çalışmalarımızı sosyal medya üzerinden paylaşarak satışa sunuyor, aile bütçelerine katkı sağlıyoruz. Bu süreçte bize destek veren Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’ne teşekkür ederiz.
04.Şanlıurfa Birecik’te doğdum ve Dekoratif El Sanatları alanında Usta Öğreticilik belgesine sahibim. Birecik Dr. Hüseyin Mirkelam Halk Eğitim Merkezi’nde ilçemizin tarihi ve kültürel değerlerini öne çıkaran Rölyef sanatı alanında kurs vermekteyim. Rölyef, insanlık tarihi boyunca hem anlatı hem de estetik amaçlarla kullanılan önemli bir sanat formu olmuş, farklı malzemeler ve tekniklerle gelişerek sanatçıların yaratıcılığını ve kültürel anlayışlarını yansıtmıştır. Kursiyerlerimle birlikte Kelaynak, Birecik Köprüsü, Birecik Kalesi gibi simgelerimizi konu alan çalışmalar yapıyoruz. Amacımız hem bu sanatın sevilmesini sağlamak hem de ilçemizi tanıtmaktır. Eserlerimizi sosyal medyada paylaşarak satışa sunuyor, aile bütçelerine katkı sağlıyoruz. Destekleri için Halk Eğitim Merkezi’ne teşekkür ederiz.
05.Zübeyde Yılmaz – Mobilya Süsleme Sanatı
Şanlıurfa Birecik’te doğdum ve Mobilya Süsleme Sanatı alanında Usta Öğreticilik belgesine sahibim. Birecik Dr. Hüseyin Mirkelam Halk Eğitim Merkezi’nde ilçemizin kültürel değerlerini yaşatan Sedef Kakma sanatı alanında kurs vermekteyim. Osmanlı döneminde zirveye ulaşan bu sanat, deniz kabuğu olan sedefin ahşap veya metal yüzeylere oyularak yerleştirilmesiyle yapılır. Sandık, kapı, dolap, mobilya ve dekoratif objelerde uygulanan sedef kakmada geometrik desenler, çiçek motifleri ve dini semboller öne çıkar. Kursiyerlerimle birlikte Birecik’in simgelerini işleyerek hem bu sanatı tanıtıyor hem de ilçemizi öne çıkarıyoruz. Eserlerimizi sosyal medya aracılığıyla satışa sunarak aile bütçelerine katkı sağlıyoruz. Desteklerinden dolayı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’ne teşekkür ederiz.

ŞANLIURFA-Bozova

Bozova Halk Eğitimi Merkezi

Adres:  Fevzi Çakmak, 63853 Bozova/Şanlıurfa

Telefon: -

Konum

ŞANLIURFA-Hilvan

Hilvan Halk Eğitimi Merkezi

Adres:  Yeni, İzollu Bozanbey Cad., 63900 Hilvan/Şanlıurfa

Telefon: 04146812338

Konum

ŞANLIURFA-Ceylanpınar

Ceylanpınar Halk Eğitimi Merkezi

Adres:  Ulucami, 1003. Cd. No:58, 63570, 63570 Ceylanpınar/Şanlıurfa

Telefon: 04144714240

Konum

Üretilen Değerler

01.Nikah Kıyafetleri
02.Kırkyama

ŞANLIURFA_Ceylanpınar_HEM27-nikah.png
ŞANLIURFA_Ceylanpınar_HEM25-nikah.png
ŞANLIURFA_Ceylanpınar_HEM26-nikah.png
ŞANLIURFA_Ceylanpınar_HEM28-kırkyama.png
ŞANLIURFA_Ceylanpınar_HEM29-kırkyama.png

01.Ceylanpınar Halk Eğitim Merkezi, nikah kıyafetleri üzerine bir çalışma başlatarak geçmişten gelen bu geleneği günümüze taşımayı hedeflemiştir. Bölgenin kültüründe önemli bir yere sahip olan nikah kıyafetleri, el işçiliği ve süslemeleriyle özel bir anlam taşıyor. Yıllar içinde farklı şekillere bürünse de bu kıyafetler varlığını uzun süre devam ettirecektir, Şanlıurfa ve Ceylanpınar yöresinde geleneksel desenler, parlak renkler ve özgün aksesuarlarla süsleniyor. Bu çalışmada, katılımcılar yöreye özgü nakış, dokuma ve boncuk işçiliği gibi teknikleri öğrenirken kendi tasarımlarını da yaratıyorlar. Bu eğitimler sadece geleneksel kültürü yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda istihdam olanakları da sağlıyor. Kursiyerler, öğrendikleri becerilerle gelinlik, nişanlık ve yöresel kıyafet atölyelerinde iş bulma imkanı bulunmaktadır. Kursiyerlerden biri, “Bu kurs sayesinde hem geleneklerimizi yaşatıyorum hem de meslek öğreniyorum,” diyerek deneyimlerini paylaşmıştır. Ceylanpınar Halk Eğitim Merkezi’nde yapılan bu çalışma, ilçenin kültürel değerlerini canlandırırken, katılımcılara yeni ufuklar açıyor.
02.Kurumumuz Ceylanpınar Halk Eğitim Merkezi’nde açılan kırkyama kursu, geçmişten günümüze uzanan bu sanatı yaşatmayı amaçlamaktadır. Kadınlar, parça kumaşları özenle birleştirerek hem el becerilerini geliştiriyor hem de sanata olan tutkularını keşfediyor. Bu kurs, dayanışma ve yaratıcılıkla dolu bir yolculuk sunuyor.

ŞANLIURFA-Eyyübiye

Eyyübiye Halk Eğitimi Merkezi

Adres:  Yusufpaşa, 63210 Eyyübiye/Şanlıurfa

Telefon: 04142151824

Konum

Üretilen Değerler

01.Bakırcılık Sanatı
02.Urfa Taşı
03.Şanlıurfa Yöresi Kadın Takıları
04.Keçecilik

ŞANLIURFA_Eyyübiye_HEM39-takı.jpeg
ŞANLIURFA_Eyyübiye_HEM38-takı.jpeg
ŞANLIURFA_Eyyübiye_HEM37-takı.jpeg
ŞANLIURFA_Eyyübiye_HEM40-takı.jpeg
ŞANLIURFA_Eyyübiye_HEM34-urfataşı.jpeg
ŞANLIURFA_Eyyübiye_HEM36-keçecilik.jpeg
ŞANLIURFA_Eyyübiye_HEM35-keçecilik.jpeg
ŞANLIURFA_Eyyübiye_HEM32-bakırcılık.jpeg
ŞANLIURFA_Eyyübiye_HEM30-bakırcılık.jpeg
ŞANLIURFA_Eyyübiye_HEM33-urfataşı.jpeg
ŞANLIURFA_Eyyübiye_HEM31-bakırcılık.jpeg

01.İnsanoğlunun bakırı bulup işlemesi M.Ö. 5000-3000 yıllarındaki Kalkolitik Çağ’a dayanır. Şanlıurfa’daki Hassek, Kurban ve Lidar Höyük kazılarında bakır kaplar, ok ve mızrak uçları bulunmuş; Harran’da ise 11-12. yüzyıla ait 199 madeni eser, bakırcılığın bölgede ne kadar gelişmiş olduğunu göstermiştir. Urfa’da 1960’lara kadar canlılığını koruyan bakırcılık, Hüseyniye ve Kazancı Pazarı’nda çok sayıda usta ile icra edilmiştir. Günümüzde sayısı azalsa da Bakırcılar Çarşısı’nda 30 civarında usta ile yaşatılmaktadır. Şanlıurfa bakır işleri “dövme çekiç” tekniğiyle ünlüdür; ayrıca turistik amaçlı kabartmalı ürünler yapılmaktadır. Bu sanat hem istihdam hem de kültürel miras olarak önemlidir. Urfa’da bakırcılığın piri ve unutulmaz ustası ise Gazelhan Kazancı Bedih’tir.
02.Urfa taşı, Şanlıurfa’da ev ve idari binalarda kullanılan en önemli yapı malzemelerinden biridir. Yazın serin, kışın sıcak tutma özelliğiyle bilinir. Coğrafi olarak yalnızca Urfa, Mardin ve Gaziantep’te bulunan bu taş, günümüzde estetik yapılar için hâlâ rağbet görmektedir. Urfa Taş Blok tesisleri, taşı işleyerek sanat eserine dönüştürmekte; mezar taşı yapımı ve yeni inşaatlarda da kullanılmaktadır. Taş işleme sanatı bölge ekonomisine istihdam, yerel pazar ve turizm geliri sağlamaktadır. Restorasyon projeleri tarihi mirasın korunmasına katkı verirken usta-çırak ilişkisiyle meslek kuşaktan kuşağa aktarılır. Geleneksel Urfa evleri geniş avlulu, haremlik-selamlıklı yapılarıyla mahremiyeti esas alır. Siverek’te ise Karacadağ bazaltı kullanılır; ancak beton ve tuğlanın yaygınlaşmasıyla taş ustalığı yok olma tehlikesindedir. Karakoyun Mahallesi’nden Mahmut Selaniş, dedesi Zülfikar’dan öğrendiği bu mesleği 35 yıldır sürdürerek taş işçiliğinin son temsilcilerinden biri olmuştur.
03.Bu tarihi ata sanatı, Şanlıurfa’da Keçeci Pazarı denilen eski çarşıda ve çevresindeki hanlarda sürdürülmektedir.
Eyvana serdim keçe Nêçe bir ömrüm geçe Acep o gün olur mu Yarim elime geçe,
dizeleriyle Şanlıurfa türkülerine konu olan keçe, çocuk oyunlarına da “Ya şundadır, ya bundadır, keçe külah şunun bunun başındadır” tekerlemesiyle geçmiştir.
Fakçı Mustafa, Deveci Abo, Deveci İsa, İsa Karcı adları bilinen ve bugün hayatta olmayan en eski keçeci ustalarıdır. Horasanlı Hacı, Hayati Usta ve Hacı Osman günümüzün yaşlı ustalarıdır.
Keçenin Doğuş Öyküsü
Şanlıurfalı genç keçeci ustalarından Salih Karcı, bu sanatın mucidinin Ebu Said Libadid (Libadid: Arapça Keçenin çoğuludur) adında bir zat olduğunu ve bu keçeyi nasıl icad ettiğini şöyle anlatmaktadır:
“Ebu Said Libabid bugün bizim yaptığımız gibi keçeciliğin bütün işlemlerini yerine getirmiş, ayakla tepme işleminden sonra açtığı keçenin yünlerinin birbirine kaynaşmadığını ve çabuk dağıldığını görmüş tepme süresinin az olduğu kanaatine vararak tepmeye devam etmiş. Ancak bir daha açtığında yünlerin kaynaşmadığını yeniden gözlemiştir. Tepme işine 40 gün devam eden Ebu Said, yine başaramayınca üzünsünüden ağlamaya başlamış. Hem ağlayıp hem tepmeye devam ediyormuş. Keçeyi açtığında göz yaşlarının düştüğü yerlerdeki yünlerin kaynaştığını büyük bir sevinçle farketmiş ve böylece tepme işlemi sırasında yüne su vermek gerektiğini öğrenmiştir.”
Şanlıurfa’da Yapılan Keçe Türleri
1- Çoban Keçesi: “Kepenek” adıyla da anılan bu keçe türü, çobanlar tarafından giyilmektedir. Beyaz ya da mor yünden yapılan bu keçe genellikle nakışsız olmaktadır. Ancak göğüs kısımlarının nakışlı olanlarına rastlamak mümkündür. Tek parça halinde yapılan, yaz güneşinde kalın gölge sağlamasından dolayı serinlik, kışın ise sıcaklık veren çoban keçeleri dikişli ve dikişsiz olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Ustalık ve itina istemesi bakımından bunların dikişsiz türleri daha değerlidir.
2- Kış Keçesi: Beyaz yünden düz ve nakışsız olarak yapılan bu keçelerin çevresi “çirtik” tabir edilen zikzaklı bir şekildedir. Yapıldıktan sonra yün boyası ile tamamen turuncu veya pembe renge boyanır. Kış aylarında evlerde ağırlanan misafirlerin oturdukları yün minderler üzerine serildiğinden ebatları alttaki minderin ölçüsüne göre değişmektedir.
3- Ev Keçesi: Evlerde günlük yaygı olarak kullanılan bu keçeler mor, siyah ya da beyaz renkli olurlar. Üzerleri nakışlı olup 2 cm. kalınlığında yapılırlar.
4- Sedir Keçesi: Ev keçesi gibidir. Sedir üzerine serildiğinden ölçüleri buna göre ayarlanır.
5- At Keçesi: Çıplak ‘at’ın üzerine atılarak eğer vazifesi görür. Bazen üzerine eğer yerleştirilir. 2 cm. kalınlığında olan keçenin üzerinde değişik renklerde zikzak ve ay-yıldız nakışları bulunur.
6- Sünger Yatak Keçesi: Kauçuk minderlerin piyasaya çıkmasıyla gelişen bu keçe türü 1 cm. kalınlığında olup minderin ölçüsüne göre yapılır ve nakışsız olur. Minderin üzerine serilir ve çarşafla kaplanır. Kauçuk minder ile insan vücudu arasında kalan bu keçe sıhhi olması bakımından tercih edilmektedir.
04.Ata sanatı olan keçecilik, Şanlıurfa’da Keçeci Pazarı ve çevresindeki hanlarda sürdürülmektedir. Türkülere ve çocuk oyunlarına konu olan keçe, geçmişten bugüne önemli bir kültürel miras olmuştur. Fakçı Mustafa, Deveci Abo, Deveci İsa gibi ustalar bu sanatın unutulmaz isimleridir. Rivayete göre Ebu Said Libadid, gözyaşlarının yünleri kaynaştırdığını fark ederek keçeciliğin sırrını keşfetmiştir. Şanlıurfa’da farklı keçe türleri üretilir: çobanların giydiği kepenek, kışın misafir minderlerine serilen kış keçesi, günlük kullanım için ev keçesi ve sedir keçesi, atların üzerine serilen at keçesi, modern kullanımda ise sünger yatak keçesi. Dayanıklılığı, sıcak-soğuk dengeleyici özelliği ve estetiğiyle keçe, yörede hem işlevsel hem de sanatsal değer taşımaktadır.

ŞANLIURFA-Halfeti

Halfeti Halk Eğitimi Merkezi

Adres:  Halk Eğitim Merkez Müdürlüğü, Siyahgül, Halk Eğitim Mrk. Md., Halk Eğitim Merkez Müdürlüğü, 63950 Halfeti/Şanlıurfa

Telefon: 04147511488

Konum

Üretilen Değerler

01.Kilim Dokuma
02.Sedef Kakma
03.Su Kabağı İşleme
04.Keçe Yünü İşleme
05.Yöresel ve Organik Oyuncak Bebek Yapımı
06.Doğal Taşlarla Mozaik İşleme
07.Seramik Biçimlendirme

ŞANLIURFA_Halfeti_HEM54-mozaikişleme.png
ŞANLIURFA_Halfeti_HEM55-seramik.png
ŞANLIURFA_Halfeti_HEM53-mozaikişleme.png
ŞANLIURFA_Halfeti_HEM56-seramik.png
ŞANLIURFA_Halfeti_HEM50-keçeyünü.png
ŞANLIURFA_Halfeti_HEM51-oyuncak.png
ŞANLIURFA_Halfeti_HEM52-oyuncak.png
ŞANLIURFA_Halfeti_HEM48-sukabağı.png
ŞANLIURFA_Halfeti_HEM42-kilim.png
ŞANLIURFA_Halfeti_HEM45-sedef.png
ŞANLIURFA_Halfeti_HEM47-sukabağı.png
ŞANLIURFA_Halfeti_HEM44-kilim.png

01.Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde yaşayan kilim ustası Müslüm Güven, dedesinden kalan 150 yıllık gürgen ağacından yapılmış tezgahta ata mesleğini sürdürüyor. “Ben 4. kuşak Hanefi oğlu Müslüm Güven, bu mesleği babamdan öğrendim, o da 40 yıl boyunca aynı tezgahta bizleri büyüttü” diyor. Eskiden köyde yaşayan Ermeni ustaların da katkısıyla gelişen bu sanat, bugün geri dönüşümle destekleniyor. Kadınlar eski kıyafetleri ip haline getirip dokumada kullanıyor, böylece sağlam kilimler üretiliyor. Elle dokunan bu kilimler çanta, heybe, yolluk gibi ürünlere dönüşüyor ve 2500–3000 TL arasında alıcı buluyor. Halk Eğitim Merkezi’nde açılan kurslarla meslek yeni nesillere aktarılıyor. Güven, “Amacımız kültürümüzü yaşatmak, geçmişimizi geleceğe taşımak” diyerek çalışmalarını sürdürüyor.
02.Halfeti Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü olarak 2010 yılından beri Sedef Kakma kursları açıyoruz. Sedef Kakma ürünlerimiz bir turizm kenti olan Halfeti'nin en önemli tanıtım unsurlarından oldu. Sedef Kakma kurslarımızda onlarca Halfetili kadın bu mesleği öğrendiler. Sedef Kakma ürünlerimiz, Halfeti'nin turizm potansiyelini artıran önemli bir kültürel miras olarak tanıtımımızda öne çıkıyor.
03.Su kabağı işleme sanatı, doğal malzemelerin estetik bir şekilde işlenmesiyle hem sanatsal hem de işlevsel ürünler ortaya çıkarır. Halfeti’deki su kabağı işleme kurslarımızda bölgenin kültürel kimliği yansıtılırken, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını da destekler. Bu gelenek, sadece bir zanaat değil, aynı zamanda geçmişle bugünü buluşturan bir kültürel miras olarak yaşatılmaktadır.
04.Keçe yünü işleme, Türk kültüründe köklü bir geçmişe sahip olan bir el sanatıdır. Bu sanat, doğa dostu malzemelerin kullanılmasıyla estetik ve işlevsel ürünler ortaya çıkarma becerisini geliştirir. Halfeti'deki keçe yünü işleme kursları, yerel kadınların geleneksel becerilerini öğrenerek ekonomik bağımsızlık kazanmalarına olanak tanırken, aynı zamanda kültürel mirasın korunmasını ve aktarılmasını sağlar. Bu sayede, geçmişin izleri modern tasarımlarla buluşarak, kültürel kimliğimizin yaşatılmasına katkıda bulunur.
05.Yöresel ve organik bebek yapımı kursları, hem sağlık hem de kültürel miras açısından büyük bir öneme sahiptir. Organik malzemeler kullanarak yapılan bebekler, çocukların sağlığı için güvenli bir seçenek sunar. Ayrıca, bu kurslar, geleneksel el sanatlarını yaşatarak, yöresel kültürün ve değerlerin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlar. Katılımcılar, bu süreçte hem becerilerini geliştirir hem de topluluk içinde dayanışma ve birlik duygusunu pekiştirir. Böylece, sağlık bilinci ve kültürel zenginlik bir arada korunmuş olur.
06.Doğal taşlarla mozaik işleme kursları, kültürel miras açısından büyük bir önem taşır. Bu kurslar, geleneksel mozaik yapım tekniklerini yaşatarak, yerel sanat ve kültürü koruma işlevi görür. Katılımcılar, doğal taşları estetik bir biçimde bir araya getirerek hem geçmişin izlerini yeniden canlandırır hem de bu sanatı gelecek nesillere aktarma fırsatı bulur. Mozaik sanatı, bölgenin kimliğini ve tarihini yansıtan özgün eserler ortaya çıkararak, kültürel zenginliğin yaşatılmasına katkı sağlar. Böylece, hem sanat hem de toplumsal bağlar güçlenmiş olur.
07.Seramik biçimlendirme kursları, kültürel miras açısından büyük bir öneme sahiptir. Bu kurslar, geleneksel seramik yapım tekniklerini yaşatarak, yerel kültürün ve sanatın korunmasına katkıda bulunur. Kursiyerler hem geçmişten gelen el sanatlarını öğrenir hem de bu bilgileri modern tasarımlarla birleştirerek yenilikçi eserler oluşturur. Bu süreç, toplumsal bağları güçlendirirken, yerel kimliğin ve kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasına yardımcı olur. Ayrıca, seramik sanatının estetik ve işlevsel yönleri, bölgenin sanatsal zenginliğini artırır.

ŞANLIURFA-Haliliye

Haliliye Halk Eğitimi Merkezi

Adres:  Merkez, Bahçelievler, Atatürk Blv No:48, 63100 Haliliye/Şanlıurfa

Telefon: 04143131108

Konum

Üretilen Değerler

01.Bakırcılık(Bakır Rölyef)
02.CULHACILIK(BEZ DOKUMA)
03.ŞANLIURFA HALK OYUNLARI
04.AHŞAP OYUNCAK YAPIMI
05. KABAK OYMACILIĞI VE SÜSLEMESİ

ŞANLIURFA_Haliliye_HEM62-kabakoymacılığı.png
ŞANLIURFA_Haliliye_HEM60-halkoyunları.png
ŞANLIURFA_Haliliye_HEM61-ahşapoyuncak.png
ŞANLIURFA_Haliliye_HEM58-bakırcılık.png
ŞANLIURFA_Haliliye_HEM57-bakırcılık.png
ŞANLIURFA_Haliliye_HEM59-culhacılık.png

01.Urfa’daki tarihi M.Ö. III-IV. yy’a dayanan bakırcılık sanatı, 1960’lı yıllara kadar Kazancı Pazarı ve Hüseyniye Çarşısı’nda çok sayıda usta tarafından sürdürülmüştür. Ancak alüminyum, plastik ve çelik mutfak gereçlerinin yaygınlaşmasıyla önemini yitirmeye başlamıştır. 1950’lerde 100 iş yerinde 300 usta ve kalfayla sürdürülen bakırcılık, günümüzde 10 iş yeri ve yaklaşık 30 usta ile devam etmektedir. Şanlıurfa bakır işleri özellikle “dövme çekiç” tekniğiyle ün kazanmış, son yıllarda genç ustalar turistik amaçlı “kabartma çekiç” tekniğine yönelerek tarihi motifli tepsiler, cezveler üretmeye başlamışlardır. Eski ustaların pek çoğu sanatla bağlantılı “Kazancı, Kalaycı, Bakırcı, Döğücü” gibi soyadlarını almıştır.
02.Urfa’da “Cülhacılık”, yün, pamuk ve floş ipliklerinin kamçılı tezgâhlarda dokunarak Yamşah (Neçek-Çefiye), Puşu gibi başörtüsü ve Ehram gibi boy örtülerine dönüştürülmesi sanatıdır. Kamçısız, mekiği elle atılan tezgâhlarda ise Aba (boy örtüsü) ve Çaput Çul (kilim) dokunur. 30-40 yıl öncesine kadar Kamberiye Mahallesi’nde 100’e yakın tezgâhta yapılan bu sanat günümüzde 5-6 tezgâhla sürmektedir. 1650’de Urfa’yı gezen Evliya Çelebi, burada dokunan pamuklu bezlerin Musul bezinden daha sağlam ve temiz olduğunu belirtmiştir. Bu bezin “Kâhke Bezi” olduğu düşünülmektedir. 1883 tarihli Halep Vilayet Salnamesi’nde ise Urfa’da 221 tezgâhın varlığı, dokumacılığın şehir için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
03.Şanlıurfa halkoyunları; düğün, nişan, asker uğurlama, kına ve asbab (damat giydirme) geceleri gibi sevinç ve törenlerde icra edilir. İl merkezinde “Dörtlü Değnek” ve “Fasıl Oyunu” gibi karşılamalar 4–6 kişilik gruplarla el ele tutuşmadan oynanır. Merkez ve ilçelerde ise davul-zurna, kaval ya da arbane eşliğinde meydanlarda el ele tutuşularak uzun halaylar çekilir. Halay başındaki oyuncuya “halay başı”, sondakine “pöçik” denir. Oyunlarda halkın sevinci, hüznü, kıskançlığı ve yalvarışı yansır. Giyim kuşam, takılar, müzik ve figür zenginliğiyle Şanlıurfa halkoyunları, bölge ve ülkemiz folkloru içinde özel bir yere sahiptir.
04.Şanlıurfa’nın unutulmaya yüz tutmuş oyuncakları. Deleme, tırtıl araba, bilyeli araba, tahterevalli gibi oyuncaklar yapılmaktadır.. Bir de Urfa’nın tarihi yerleri ve unutulmaya yüz tutmuş süs eşyalarını ahşap ile tanıtmak. Doğadan direkt geldiği içindoal yapıda oyuncaklar yapılmaktadır. Plastik oyuncaklarında çoğu artık maddeden yapıldığı için kanserojen madde içeriyor. Bu da insan sağlığına zarar vermektedir.
05.Kabak oymacılığı ve süsleme sanatına bakıldığında Şanlıurfa eski evlerinde ve tarihi mekanlarında bu sanat dalından faydalandığı görülmektedir. Kullanılan malzemelerin doğal olması ve kolay ulaşabilir olması bu sanatta çok önemli yer kaplamaktadır.

ŞANLIURFA-Harran

Harran Halk Eğitimi Merkezi

Adres: Cumhuriyet, Şanlıurfa Harran Yolu Pk:63510, 63510 Harran/Şanlıurfa

Telefon: 04144412139

Konum

Üretilen Değerler

01.Ahşap Şekillendirme (Mangala Yapımı )
02.KEÇE YAPIMI
03.Seramik Biçimlendirme
04. Harranlı Kadın Yöresel Kıyafeti
05.ÜZERLİK YAPIMI

ŞANLIURFA_Harran_HEM72-üzerlik.png
ŞANLIURFA_Harran_HEM70-yöreselkıyafet.png
ŞANLIURFA_Harran_HEM67-keçe.png
ŞANLIURFA_Harran_HEM69-seramik.png
ŞANLIURFA_Harran_HEM68-keçe.png
ŞANLIURFA_Harran_HEM66-keçe.png
ŞANLIURFA_Harran_HEM64-mangala.png
ŞANLIURFA_Harran_HEM65-mangala.png
ŞANLIURFA_Harran_HEM63-mangala.png

01.Urfa’da 5 asırlık geçmişe sahip olan bu geleneksel zeka oyunu, satranç gibi stratejiye dayalı keyifli bir oyundur. Ahşaptan yapılan yöresel bir kültürel materyalle oynanır. İki kişiyle, 7+7 çukurda her birinde 7 taş olmak üzere toplam 49’ar taşla oynanır. Oyunda taşlar 2 veya 4 olduğunda alınarak elde toplanır. 50 taş yani 25 çift taş toplayan oyuncu oyunu kazanır. Bakırcılık ise 1960’lı yıllara dek önemini korumuş, Kazancı Pazarı ve Hüseyniye Çarşısı’nda pek çok usta tarafından sürdürülmüştür.
02.Ürün Keçeden yapılmış Harran Kümbet evlerini yansıtan ürün örneklerimizdendir.Maddesi keçe yapımında kullanılan yün ve doğal boyalardır.Tarihi bir sanat olan keçe yapımı unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarımızdandır.
03.Harran tarihi kültürünü yansıtan kümbet evleri ve diğer silüetin seramik ürünlere yansıtılması çalışmaları.Seramik malzemesi ve fırınlamadan sonra boyama yapılarak yapılan ürünler.
04.Ürün Harran Kadın Yöresel Kıyafet materyali malzeme özel kumaş ve kadın kıyafet terziliği ürünüdür ve yöre kültürünü yansıtır.Burada kumaş kalitesi ve ölçü alınarak biçki ve dikiş yapılmak suretiyle kıyafet ortaya çıkar.Bol renk seçeneği olan ürünlerdir.Kumaş kalitesi önemlidir aksi takdirde kıyafet kullanılmamaktadır.
05.Üzerlik ,evde süs eşyası olarak kullanılır nazara karşı tütsü olarak Perşembe günleri Cuma gecesinde yakılması hoş görülen ve kültürel bir geleneği yansıtması açısından İlçemizde genç kızların ve kadınların baharda toplayıp duygu ve düşünceleri ile süslediği hediyelik ve gelire dönüştürülen bir üründür.

ŞANLIURFA-Karaköprü

Karaköprü Yenişehir Halk Eğitimi Merkezi

Adres:  Ulubatlı, 365. Sk. No: 12 C, 63300 Merkez/Şanlıurfa

Telefon: 04143145111

Konum

ŞANLIURFA-Viranşehir

Viranşehir Halk Eğitimi Merkezi

Adres:  Bahçelievler, 1567. Sk. No:1, 63700 Viranşehir/Şanlıurfa

Telefon: 04145113245

Konum

ŞANLIURFA-Siverek

Siverek Halk Eğitimi Merkezi

Adres: Güney, Atatürk Bulv., 63600 Siverek/Şanlıurfa

Telefon: 04145521596

Konum

Üretilen Değerler

01.Karakeçili Kilimi
02.Taş Restoratörü
03.Kalaycılık
04.Keçecilik
05.Semercilik
06.Çorap Örmeciliği

ŞANLIURFA_Siverek_HEM83-çorap.png
ŞANLIURFA_Siverek_HEM82-semer.png
ŞANLIURFA_Siverek_HEM79-keçe.png
ŞANLIURFA_Siverek_HEM81-semer.png
ŞANLIURFA_Siverek_HEM80-keçe.png
ŞANLIURFA_Siverek_HEM78-kalaycılık.png
ŞANLIURFA_Siverek_HEM77-kalaycılık.png
ŞANLIURFA_Siverek_HEM75-karakeçilikilim.png
ŞANLIURFA_Siverek_HEM76-taş.png
ŞANLIURFA_Siverek_HEM76-karakeçilikilim.png
ŞANLIURFA_Siverek_HEM74-karakeçilikilim.png
ŞANLIURFA_Siverek_HEM75-taş.png

01.Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde dokunan “Karakeçili Kilimleri”, Karakeçi aşiretinin Orta Asya’dan getirdiği geleneklerin izlerini taşır. Kadınlar tarafından dokunan kilimler, duygu ve düşüncelerin motiflerle aktarıldığı kültürel eserlerdir. Sonsuzluk, bereket, su yolu, muska, tarak gibi motifler hem estetik hem de simgesel anlamlar taşır. Kilimlerde keçi kılından çözgü, koyun yününden atkı ipliği kullanılır. Zireci, şegani, nik, nical gibi türleri vardır. 2002’den itibaren Halk Eğitim Merkezi öncülüğünde açılan kurslarla unutulmaya yüz tutan bu sanat yeniden canlandırılmış, yüzlerce kursiyer mezun edilerek hem kültür yaşatılmış hem de kadınlara ekonomik katkı sağlanmıştır.
02.Şanlıurfa’nın Siverek ilçesine 33 km uzaklıktaki Karacadağ’ın eteklerinden çıkarılan bazalt taşları, sert ve dayanıklı yapısıyla taş ustaları tarafından farklı figürlere dönüştürülmektedir. Yüzyılı aşkın süredir Selaniş ailesi tarafından sürdürülen bu sanat, Ermeni ustası Kalus’tan öğrenilmiş ve Mahmut Selaniş tarafından günümüze taşınmıştır. 40 yıldır taş işçiliği yapan Selaniş, Siverek Halk Eğitim Merkezi’nde 6 yıl usta öğreticilik yaparak 134 kursiyer yetiştirmiştir. Bazalt taşlarından Türk bayrağı simgeleri, şamdanlar, küllükler, hayvan figürleri ve mutfak gereçleri gibi pek çok ürün yapılmakta, özellikle bahçe tasarımında ilgi görmektedir.
03.Siverek’te unutulmaya yüz tutmuş el sanatları arasında yer alan kalaycılık, bakır eşyaların tabaka ve oksitlerden arındırılması için doğmuş bir meslektir. Bakır ısıtılıp nişadırla silinir, ardından yumuşak metallerle kaplanarak zehirlenmelerin önüne geçilir. Sanayinin gelişmesi ve bakır fiyatlarının artmasıyla önemini yitiren meslek, Siverek’te yalnızca usta Hamza Saklım tarafından sürdürülmektedir. Dedesi Cerrah Kargın’dan öğrendiği bu sanata 5 yaşında başlamış, 1986’da ustalığa adım atmıştır. Saklım, Esnaf ve Zanaatkârlar Derneği başkanı olarak mesleği yaşatmaya çalışmakta, iki yıl Halk Eğitim’de usta öğreticilik yaparak 39 öğrenci yetiştirmiştir. Özellikle kırsalda, bağ bozumu dönemlerinde kalaycılığa ilgi sürmektedir.
04.Gelişen teknolojiyle birlikte unutulmaya yüz tutmuş sanatlardan biri de keçeciliktir. Siverek’te eskiden yünün çeşitli aşamalardan geçirilerek yapılan keçeler, makinelerle üretilen halılar karşısında önemini kaybetmiştir. Keçeler geçmişte soğuk havalarda yer yaygısı, çoban kepeneği gibi amaçlarla kullanılmıştır. Siverek’te bu sanatı sürdüren Serdal Arpacık, mesleği babasından öğrendiğini ve zor şartlarda devam ettirdiğini belirtmiştir. En iyi yünün Merinos ve yayla yünü olduğunu vurgulayan Arpacık, yünün temizlenip serildikten sonra su verilerek sarıldığını, makinede tepilerek keçe haline getirildiğini anlatır. Kurutulan keçe dikilerek satışa sunulur. Günümüzde ise modernize edilerek kırlent, çanta gibi farklı ürünlerde kullanılmaya devam etmektedir.
05.Yük ve binek hayvanları için yapılan “semer”, hayvanın sırtını korumak amacıyla ağaç iskelet üzerine keçe, deri ve kamış doldurularak hazırlanır. Dengesiz yapılmış bir semer hayvana zarar verdiğinden bu zanaat özen ister. Semer; kalıp, ön ve arka kaş, parmak ve yan tahtalardan oluşur, yörede peki, palan, kürtün gibi adlarla da bilinir. Siverek’te bu mesleği sürdüren Mahmut Kasman, Halk Eğitim Merkezi’nde iki yıl kurs vererek 27 kişiye belge kazandırmıştır. 2020’de İş-Kur ve Esnaf Derneği iş birliğiyle kadınların da katıldığı kurslarla semercilik yaşatılmaya çalışılmıştır. Göçerler hâlâ sipariş verse de teknoloji karşısında semercilik son ustalarıyla varlığını sürdürmektedir.
06.Geçmişte kadınlar kış aylarında soğuktan korunmak için yünden çeşitli el sanatı ürünleri yapmışlardır. Bu ürünler arasında yünden tasarladıkları çorap örmeciliği de bulunmaktadır. Eskiden Siverek’te kadınlar yünü tevşi denilen araç ile eğirerek, eğirdikleri yünden çeşitli ürünler elde etmişlerdir. Çorap örmeciliğinde hayvandan elde edilen yünler temizce yıkanır ve taranırmış. Taranan ürünler avuca sarılarak, diğer elle de ipin sarılacağı tevşi dize sürülerek çevrilirmiş. Tevşi döndükçe yün kıvrılarak ipe dönüşürmüş. Kıvrılan yün beşli şişle farklı motifler verilerek, örülüp yünlü çorap haline getirilirmiş.
Çeyizlik, hediyelik veya asker bavuluna koyma gibi farklı amaçlarda kullanılan bu yün çoraplar geçmişte Siverek kültüründe kendine yer edinmeyi başarabilmiştir. Anneler kızlarının çeyizleri için bu yün çorapları çeşitli motiflerle süsleyerek ördüğünde bir nevi örtük bir kültür aktarımının oluşmasını sağlamıştır. Çorap örmeciliği eskiden kadınların sosyo-ekonomik hayatına küçük de olsa katkı sağlamıştır. Kadınlar cüzi bir miktar karşılığında bunları işleyerek satışını yapmıştır. Gelişen teknoloji ile birlikte bu yün çoraplar da yerini hazır çoraplara bırakarak unutulmaya yüz tutmuştur.

ŞANLIURFA-Suruç

Suruç Halk Eğitimi Merkezi

Adres: Aydın, Ulu Cami Sok. No:12, 63800 Suruç/Şanlıurfa

Telefon: -

Konum

Üretilen Değerler

Yöresel Kıyafet

ŞANLIURFA_Suruç_HEM88-yöreselkıyafet.png
ŞANLIURFA_Suruç_HEM90-yöreselkıyafet.png
ŞANLIURFA_Suruç_HEM87-yöreselkıyafet.png

Şanlıurfa ili Suruç İlçesinde yöresel olarak geçmişte giyilen kıyafetler olup aynı zamanda kumaşın kalitesine göre günlük hayatta ve belirli özel günlerde giyilen bir kıyafettir. Kırsal kesimde başına bir örtü örtülerek gelinlik olarak da giyilmiştir. Elbise; kaftan(xeftan), fistan, önlük(bervanek), yelek(sığma) ve baştaki başlık(kofi) olarak geçmektedir. Uzun yüksek olan kofileri genç kızlar, kısa olan ise gelinler giymekte olup dul kadınlar sadece siyah örtü(matem olarak) giyilmektedir. Dışarıdan gelen biri kadınları gördüğünde bunun genç kız mı , evli mi veya dul mu olduğunu bilmektedir.

Milli_Eğitim_Bakanlığı_Logo.svg.png
29093133_hbo.jpg

Anadolu'nun Renkleri: Türkiye'nin Geleneksel El Sanatları Haritası, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından 2026 yılında oluşturulmuştur.

bottom of page