Samsun, Türkiye

17 Halk EÄŸitim Merkezi, 1 OlgunlaÅŸma Enstitüsü


Samsun, Karadeniz’in ufkuyla Anadolu’nun üretken ruhunu buluÅŸturan güçlü bir kültürün kentidir. Kıyıdan iç bölgelere uzanan yaÅŸam ritmi, el sanatlarında dengeli ve saÄŸlam bir estetiÄŸe dönüÅŸür. AhÅŸap iÅŸçiliÄŸi, dokumalar ve yerel zanaatkârlık birikimi; sabır ve ustalıkla hayat bulur. Samsun’da üretim, geçmiÅŸten gelen bilgiyi kararlılıkla sürdüren bilinçli bir sürekliliktir. Her motifte denizin hareketi, her eserde yerel hafızanın dirayetli sesi hissedilir. Samsun, emeÄŸi ufukla buluÅŸturan, Anadolu’nun güçlü ve canlı renklerinden biridir.
SAMSUN-Alaçam
Alaçam Halk EÄŸitimi Merkezi
SAMSUN-Atakum
Atakum Halk EÄŸitimi Merkezi
Adres: Atakum Kaymakamlığı Doğu ve Kuzey Girişi, Mimarsinan, Belediye Cd. No:12, 55200 Atakum/Samsun
Telefon: 03624385200
SAMSUN-Ondokuzmayıs
Ondokuzmayıs Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen DeÄŸerler
Cam Süsleme Sanatı



Samsun 19 Mayıs Halk EÄŸitimi Merkezi MüdürlüÄŸü Cam Sanatı Atölyesi’nde usta öÄŸreticiler, atık camları yüksek ateÅŸte eritip yeniden ÅŸekillendirerek geri dönüÅŸüm tasarımları yapmaktadır. DoÄŸada 3.500 yılda yok olmayan cam, burada yalnızca 3,5 dakikada eritilerek estetik bir ürüne dönüÅŸtürülmektedir. Usta öÄŸretici AyÅŸe Nur Öztürk, 13 yıldır sıcak cam kursları vererek atık camları sanata kazandırmaktadır. Serpil YiÄŸiter ise bu sanata öÄŸrenci olarak baÅŸlamış, usta öÄŸretici belgelerini aldıktan sonra 9 yıldır pek çok öÄŸrenci yetiÅŸtirmiÅŸtir. Atölye, hem doÄŸaya katkı saÄŸlayan geri dönüÅŸüm çalışmaları hem de sanata kattığı deÄŸerle örnek bir merkez haline gelmiÅŸtir.

This is your About section. Every website has a story and users want to hear yours. This is a great opportunity to give a full background on who you are and what your site has to offer. Double click on the text box to edit the content and add all the information you want to share. You may like to talk about how you got started and share your professional journey. Explain your core values, your commitment to customers and how you stand out from the crowd.
SAMSUN-Asarcık
Asarcık Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen DeÄŸerler
ÇuÄŸlalık


Kadınların genellikle ÇuÄŸlalık adı verilen aÄŸaçtan yapılan dokuma tezgâhlarında dokudukları kilim, cicim, heybe, kuÅŸak gibi ürünler ile küçük el tezgâhlarında dokudukları bel bağı, bel kuÅŸağı gibi el dokuma ürünleri mevcuttur. Bu ürünleri ana malzeme olarak yünden yapan kadınlar; bu yünleri Asarcık YEG bölgesinde yetiÅŸen bitkilerle kökboyama yaparak kullanmaktadır.
SAMSUN-Ayvacık
Ayvacık Halk Eğitimi Merkezi
SAMSUN-Canik
Canik Halk EÄŸitimi Merkezi
Adres: Mevlana EÄŸitim,Kültür ve YaÅŸam Kampüsü, Belediye Evleri M. Girne S, Eski Azot Tesisleri No:40, 55080 Canik/Samsun
Telefon: 03622286880
SAMSUN-Bafra
Bafra Halk EÄŸitimi Merkezi
Üretilen DeÄŸerler
01.Zembil
02.Keçe



01.Zembil, insanlık tarihi kadar eskiye dayanan ve farklı coÄŸrafyalarda farklı malzemelerle üretilen bir el sanatıdır. Türkiye’de en özgün örneklerinden biri Bafra Zembili olup hammaddesi Kızılırmak Deltası’nda yetiÅŸen kındıra otu ve mısır yeleÄŸidir. Dayanıklı yapısı sayesinde çanta, sepet, pusette, ÅŸapka ve süs eÅŸyası gibi pek çok amaçla kullanılmaktadır. Bafra’ya özgü kılan en önemli özellik, hem kındıra hem de mısırın bir arada yetiÅŸtiÄŸi tek bölge olmasıdır. Halk EÄŸitim Merkezleri ve projeler sayesinde unutulmaya yüz tutmuÅŸ bu sanat yeniden canlandırılmakta, kursiyerlere ustalık belgeleri verilerek kültürümüz yaÅŸatılmaktadır. Kadınlara hem ekonomik katkı hem de sosyal destek saÄŸlayan zembil örücülüÄŸü, doÄŸal malzemelerin el emeÄŸiyle buluÅŸtuÄŸu çevre dostu bir kültürel mirastır.
02.Keçe, yeryüzünde bilinen en eski tekstil yüzeyidir. Ne zaman ve nerede ortaya çıktığı kesin bilinmemekle birlikte insanlık tarihi boyunca varlığını sürdürmüÅŸtür. Eskiden kepenek, yer yaygısı ve kapı keçesi gibi ürünlerde kullanılan keçe, günümüzde modernleÅŸerek ÅŸal, hırka, yelek, ceket ve ÅŸapka gibi giyim ürünlerine dönüÅŸmüÅŸtür. En önemli özelliÄŸi soÄŸuk havayı içeri geçirmemesi ve sıcak havayı da muhafaza etmesidir. Keçecilik, özellikle hayvancılığın yaygın olduÄŸu bölgelerde geliÅŸmiÅŸ olsa da günümüzde ilgi azalması nedeniyle hak ettiÄŸi deÄŸeri görememektedir. Ancak turistik amaçlı hediyelik eÅŸyalarla yaÅŸatılmaya çalışılmakta, sergi ve fuarlara katılım saÄŸlanarak yeniden tanıtılması hedeflenmektedir.
SAMSUN-İlkadım
İlkadım Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen DeÄŸerler
Bandırma Vapuru


1878’de Glasgow’da inÅŸa edilen ve farklı adlarla yolculuk eden vapur, 1910’da Osmanlı filosuna katıldığında Bandırma adını aldı. Onun en önemli seferi, 16 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal PaÅŸa ve silah arkadaÅŸlarını İstanbul’dan Samsun’a taşımasıyla tarihe geçti. Bu yolculuk, milli mücadelenin baÅŸlangıcı olarak Samsun tarihine altın harflerle yazıldı. Günümüzde İlkadım Halk EÄŸitim Merkezi’nde usta öÄŸretici Harun Karatay’ın atölyesinde Bandırma Vapuru’nun modelleri üretilmektedir. 120 cm uzunluÄŸunda, sarma tekniÄŸiyle yapılan model 1 yılda tamamlanmış olup kursiyerlerin de emeÄŸiyle milli mücadele hatırasını yaÅŸatmaktadır. Bu model, tarihi ruhu gelecek nesillere aktaran bir simge olmuÅŸtur.
SAMSUN-Salıpazarı
Salıpazarı Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen DeÄŸerler
01.Balık Sepeti
02.Sepet ÖrücülüÄŸü



01.Balık Sepeti, ilçemizde sepet örücülüÄŸü kapsamında yapılan geleneksel bir el sanatıdır. Babadan oÄŸula aktarılan bu zanaat, ihtiyaca göre farklı ÅŸekillerde üretilmektedir. Özellikle derelerin yoÄŸun olduÄŸu bölgemizde balık tutmayı kolaylaÅŸtırmak amacıyla kullanılan sepet, ilçe dışından da talep görmektedir. Balık sepeti iki parçadan oluÅŸur: Küçük sepet büyük sepetin içine yerleÅŸtirilir. Balık, yem olarak bırakılan hamuru yemek için küçük sepetten girer ancak çıkamaz. Büyük sepetin içine taÅŸ baÄŸlanarak suya batırılır ve akıntıya kapılmaması için sabitlenir. Böylece balıklar kolayca yakalanır. Hem iÅŸlevselliÄŸi hem de ustaların el emeÄŸini yansıtan balık sepeti, yöremizin önemli kültürel deÄŸerlerinden biridir.
02.ÇeÅŸitli amaçlarla kullanılmak üzere ham maddesi ilçemizde yetiÅŸen fındık çubuklarından oluÅŸan sepetler kullanım amacına uygun olarak farklı ebatlarda üretilmektedir. Kullanım amacı fındık toplama, bahçeden eve fındık taşıma veya yük taşımadır. Küçük sepetler balkondan aÅŸağıya sarkıtarak eÅŸyaları alma iÅŸlerinde kullanılır. Hatta süs eÅŸyası olarakta kullanılan sepet üretimi de yapılmaktadır.
SAMSUN-Vezirköprü
Vezirköprü Halk EÄŸitimi Merkezi
Üretilen DeÄŸerler
TAHTAKÖPRÜ MAHALLESİ YÖRESEL KİLİM DOKUMA



Dokumalarımız küçüleme, çözgü, dokuma tezgâhı ve kirkit gibi malzemelerle yapılır. Eskiden köylerde eÄŸirilip boyanan yün iplikler günümüzde hazır alınarak çözgüye hazırlanır ve tezgâhlara takılır. Tezgâh bölümleri yörede mazı, kücü, vargel ve kol olarak adlandırılır. Vargel yardımıyla açılan çözgülerin arasından geçirilen mönük ipi, kirkit ile sıkıştırılarak dokuma tamamlanır. Kilimlerde sandık motifi, çoban iliÄŸi, topalca, kudret nakışı, göbek nakışı gibi motifler kullanılır. Kök boyasından elde edilen renklerle hazırlanan ipler genellikle kençe rengi, gök, sarı ve beyaz olarak tercih edilir. Heybe ve torba kenarları ise parmaklarla örülen sicimle süslenir. Bu geleneksel dokumacılık, halk eÄŸitimi kursları sayesinde yaÅŸatılmaktadır.Vezirköprü kilimi, saf yün kök boya iplerle cicim tekniÄŸinde dokunmuÅŸ, göbek deseni ve boncuk motifleriyle süslenmiÅŸtir.
SAMSUN-Yakakent
Yakakent Halk EÄŸitimi Merkezi
Üretilen DeÄŸerler
01.LODOS TAHTASI(GARGALAK)
02.SU KABAĞI İŞLEMECİLİĞİ
03.DENİZ KABUĞU



01.Gargalak, dalgaların kıyıya sürüklediÄŸi aÄŸaç parçalarıdır; tuzlu suyun ve taÅŸların etkisiyle cilalı gibi görünür. Halk arasında yalos ya da lodos tahtası olarak da bilinir. Yakıldığında zehirli gaz çıkarsa da odun olarak kullanılır. Günümüzde gargalaklar Yakakent Halk EÄŸitim Merkezi’nde toplanıp temizlendikten sonra kursiyerler tarafından heykel, hediyelik eÅŸya ve hobi ürünlerine dönüÅŸtürülerek sanatsal alanlarda deÄŸerlendirilmektedir.
02.Su kabağı süsleme sanatı, yüzyıllardır Anadolu’da uygulanan ve günümüzde de popülerliÄŸini koruyan bir el sanatıdır. İlçemizde de bu sanat dalında, kurutulmuÅŸ su kabakları çeÅŸitli teknikler kullanılarak süslenerek lambalar, biblolar, tabaklar ve daha birçok dekoratif ürün haline getirilir. İlçemizdeki kadınlar bu su kapağından süsler yaptığı gibi bu alanda çalışan bir hediyelik eÅŸya dükkanı da bulunmaktadır.
03.Kabuk saflığı, zenginliÄŸi, suların gücünü ve bilgeliÄŸi temsil eder. Deniz kabuÄŸu kendini keÅŸfetme, barış ve uyumlaÅŸma ile iliÅŸkilendirilir. Åžans ve mutluluk getirdiÄŸi düÅŸünülür ve özellikle iÅŸ yerlerinde baÅŸarı getirmesi için sık sık kullanılır. İlçemizde sahil kasabası olduÄŸundan dolayı kabuk süsleme sanatı oldukça yaygındır. Tablo haline getirildiÄŸi gibi balkonlarda ve iÅŸ yerlerinde iplere asılarak ve deÄŸiÅŸik renklere boyanarak kullanılır.
SAMSUN
Samsun OlgunlaÅŸma Enstitüsü
Üretilen DeÄŸerler
01.Kenevir Dokuma ve DiÄŸer Kenevir Ürünleri
02.Kitre Bebekler
03.Vezirköprü Susuz Bezi
04.Bafra Zembili
05.Seramik ve Cam Teknolojisi Alanı-Çini Atölyesi-Tütün İskelesi
06.Seramik ve Cam Teknolojisi Alanı-Çini Atölyesi-Onur Anıtı
07.Seramik ve Cam Teknolojisi Alanı-Çini Atölyesi-Bandırma Vapuru
08.Seramik ve Cam Teknolojisi Alanı-Çini Atölyesi-Saat Kulesi
09.Seramik ve Cam Teknolojisi Alanı-Çini Atölyesi-Samsun Büyük Camii
10.Seramik ve Cam Teknolojisi Alanı-Çini Atölyesi-GöÄŸceli Cami
11.Seramik ve Cam Teknolojisi Alanı-Çini Atölyesi-Antik Amisos Kenti-Amisos MozaiÄŸi
12.Amazonlar-Amazon Kitre Bebek ve Aslanı















01.Kenevir, dünyanın en eski lif bitkilerinden biri olup Anadolu’da M.Ö. 1500’lerden beri üretildiÄŸi kazı buluntularıyla kanıtlanmıştır. Osmanlı döneminde Trabzon, Ordu, Samsun (Canik), Aydın, İzmir ve Kastamonu gibi bölgeler kenevir üretiminde öne çıkmıştır. Türkiye’de özellikle Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yıllardır yetiÅŸtirilen kenevir, 2019 yılında bölgenin merkez seçilmesiyle yerli tohumlarla yeniden canlanmış ve üretim artmıştır. Enstitümüzde geleneksel üretim yöntemleri yaÅŸatılarak kenevir liflerinden kumaÅŸ dokuma, doÄŸal boyama, giysi, aksesuar ve ev tekstili ürünleri yapılmaktadır. Çevre dostu bu organik ürünler Bohça ve Enstitü maÄŸazalarında satışa sunulmaktadır.
02.Kitre bebekler geven otunun özsuyu olan kitrenin pamuk ve tel ile birleÅŸtirilerek bebek figürü haline getirilmesiyle ortaya çıkarılmaktadır. İnsanlık tarihi kadar eski olan minyatür insan figürleri yapma sanatı, Anadolu’da kitre kullanarak artık parçalardan oyuncak yapma niyeti ile yaÅŸatılmıştır. Bebeklerin kıyafetleri ise Anadolu giysilerinin insanı ÅŸaşırtan renk ve malzeme zenginliÄŸini belgeleyen birer unsur haline gelmiÅŸtir. Bu kültürün devam ettirilmesi amacıyla kitre bebekler enstitümüz öÄŸretmen ve usta öÄŸreticilerinin hünerli ellerinde yeniden hayat bulmaktadır. Üretilen ürünler çeÅŸitli sergilerde teÅŸhir edilmekte ve Enstitü maÄŸazasında satışa sunulmaktadır.
03.El dokuması olan Vezirköprü Susuz Bezi, ilimiz Vezirköprü ilçesine ait olan geleneksel bir dokuma kültürüdür. Ürün geçmiÅŸte ve günümüzde halen peÅŸkir, çeÅŸitli örtü, çember, içlik ve don olarak kullanılmaktadır. Bu dokuma kültürünün gelecek kuÅŸaklara aktarılıp yaÅŸatılabilmesi ve sürdürülebilirlik kapsamında yeni kullanım alanlarının açılmasını saÄŸlamak amacıyla Enstitümüz bünyesinde üretimi yapılmaktadır. Üretilen ürünler enstitü maÄŸazasında satışa sunulmaktadır
04.Bafra Zembili; Kızılırmak Deltasında yetiÅŸen bir çeÅŸit çayır otu kındıra ile mısır bitkisinin yelek de denilen dış yapraklarının birlikte örülmesi ile oluÅŸturulan bir üründür. Bafra bölgesinde zembil örme sanatının Bafra’ya özgü bir sanat haline gelmesinin nedeni; zembil için gerekli olan kındıra otunun ve mısırın bir arada yetiÅŸtiÄŸi tek bölge olmasıdır. Elde edilen ürünler genellikle çanta, sepet ÅŸapka, süs objesi ve hediyelik eÅŸya olarak kullanılmaktadır. Bu kültürünün gelecek kuÅŸaklara aktarılıp yaÅŸatılabilmesi ve sürdürülebilirlik kapsamında yeni kullanım alanlarının açılmasını saÄŸlamak amacıyla Enstitümüz bünyesinde üretimi yapılmaktadır.
05.Özgürlük ve bağımsızlık yolunda baÅŸlatılan Milli Mücadele için Samsun’a doÄŸru yola çıkan Ulu Önder Atatürk ve on sekiz silah arkadaşının ÅŸehre vardıklarında ilk adımı attıkları yer Samsun Tütün İskelesi’dir. Vatan sevgisi ile dolup taÅŸan, genç yaÅŸlı tüm halkın 19 Mayıs 1919 sabahı karşılama yaptığı sevinç gösterilerine tanıklık edilen bu yeri ölümsüzleÅŸtirmek için iskele yeniden düzenlenmiÅŸ 19 Mayıs 2009 tarihinde halkın hizmetine sunulmuÅŸtur. Bu tarihi mekânda, özellikle 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramlarında vatan sevgisiyle dolup taÅŸmış olan, Atatürk’e minnettarlığını göstermek için oraya akın akın gelen Samsun halkıyla inanılmaz bir bayram atmosferi yaÅŸanmaktadır.Sıraltı oksit boyalar kullanılarak sulu boya tekniÄŸiyle hazırlanmıştır.
06.Samsun’un simgesi haline gelen bronz Atatürk Heykeli, Avusturyalı heykeltıraÅŸ H. Krippel’e yaptırılmış ve 15 TeÅŸrinisani 1931’de bir Alman vapuruyla Samsun’a getirilmiÅŸtir. Açılışı 15 Kânunusani 1932’de büyük bir törenle yapılmıştır. Kaidesiz yüksekliÄŸi 4,75 metre, kaideli yüksekliÄŸi ise 8,85 metredir. Atatürk, ÅŸahlanan bir at üzerinde dimdik oturmuÅŸ, batıya dikilen bakışlarıyla azmi, korkusuzluÄŸu ve TürklüÄŸün gücünü simgelemektedir. Kaidenin kabartmalarında cephane taşıyan halk ve Atatürk’ün zafer simgesi olarak halkıyla bütünleÅŸen tasviri yer alır. Kaide yazıtlarında ise 19 Mayıs 1919’un milli mücadele baÅŸlangıcı ve heykelin 1931’de Samsun halkı tarafından dikildiÄŸi belirtilmektedir. Türkiye’nin on üçüncü, Krippel’in ise ülkemizdeki dördüncü heykeli olan bu eser, milli mücadele ruhunun sembolüdür. Çalışma, sıraltı oksit boyalarla sulu boya tekniÄŸinde çini pano ve gümüÅŸ levhadan kıl testereyle ÅŸekillendirilmiÅŸ broÅŸ olarak da yorumlanmıştır.
07.Bandırma Vapuru, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal PaÅŸa ve silah arkadaÅŸlarını Samsun’a ulaÅŸtırarak Millî Mücadele’nin Anadolu’dan baÅŸlatılmasında tarihi bir görev üstlenmiÅŸtir. Üç günlük yolculuk sonunda İstanbul’dan Samsun’a varan vapur, bir milletin kaderini taşıyan vasıta olarak Türk tarihindeki müstesna yerini almıştır. 1999’da dönemin Valisi Metin İlyas Aksoy’un giriÅŸimiyle Samsun BüyükÅŸehir Belediyesi ve İl Özel İdaresi tarafından 300 günde aslına uygun biçimde yeniden inÅŸa edilmiÅŸ, 2003’te halkın hizmetine açılmıştır. 2005’ten itibaren Samsun BüyükÅŸehir Belediyesi’ne devredilen yapı, Kültür ve Sosyal İşler Dairesi BaÅŸkanlığı tarafından müze olarak iÅŸletilmektedir. Çalışmada sıraltı oksit boyalarla sulu boya tekniÄŸiyle hazırlanmış çini pano ve cam füzyon tekniÄŸiyle transfer uygulaması yapılmış cam pano yer almaktadır.
08.Samsun Saat Kulesi, Osmanlı’da batılılaÅŸma sürecinin simgesi olarak Sultan II. Abdülhamid’in emriyle 1886’da Fransız bir mühendise yaptırılmış, 9 Mayıs 1887’de açılmıştır. Saat iÅŸlevinin yanı sıra yangın gözetleme amacıyla da tasarlanmıştır. 1933’te teknolojik geliÅŸmelerle elektrikli saat ve siren sistemi eklenmiÅŸtir. Ancak 1943 Samsun depreminde ağır hasar görerek yıkılmıştır. Uzun süre meydanda saat kulesi bulunmazken, 1977’de Kemal Taner’in tasarımıyla Samsun Belediyesi tarafından yeni kule inÅŸa edilmiÅŸ, saatleri İsviçre’den getirilmiÅŸtir. 2001’deki çevre düzenlemesiyle kule ilk tasarımına uygun ÅŸekilde yeniden düzenlenmiÅŸtir. Çalışmada sıraltı oksit boyalarla sulu boya tekniÄŸiyle yapılmış çini pano ve fincan takımı yer almaktadır
09.Halk arasında “Büyük Camii” olarak bilinen, çeÅŸitli kaynaklarda “Ulu”, “Cami-i Kebir”, “Valide” ve “Hamidiye” adlarıyla geçen caminin inÅŸa kitabesi bulunmamaktadır. AhÅŸap olduÄŸu bilinen ilk yapının 1869’daki büyük yangında yandığı kaydedilir. Kaynaklara göre cami, 1884’te Batumlu Hacı Ali tarafından kâgir olarak yeniden yaptırılmış ya da Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan’ın katkılarıyla onarılmıştır. Bu durum, yapının 1884 civarında yeniden inÅŸa edildiÄŸini göstermektedir. Eski fotoÄŸraf ve belgelerdeki mihrab, minber ve minare günümüzde büyük deÄŸiÅŸiklikler geçirmiÅŸtir. Kubbedeki duvar resimleri ise yapılan yenilemelerle özgünlüÄŸünü yitirmiÅŸtir. Cephe süslemeleri son dönem restorasyonlarında ortaya çıkarılmıştır. 1945 sonrası depremlerden sonra yapılan onarımlar aslına uygun yapılmamış olsa da, son restorasyonlarla yapının özgün görünümünün korunmasına özen gösterilmektedir.
10.Mülkiyeti Samsun Vakıflar Genel MüdürlüÄŸü’ne ait olan GöÄŸceli Camii, 1983 yılında bugünkü kapı ve pencerelerle yenilenmiÅŸtir. Kaynaklarda cami farklı isimlerle anılmaktadır: “Göçeli”, “GöÄŸceli”, “Kökçeli” ve “Mezarlık Camii”. Kim tarafından yaptırıldığına dair bir kitabe bulunmamaktadır. Bazı kaynaklar yapının 1195’te inÅŸa edildiÄŸini söylese de Amerikalı bilim adamı P. I. Kuniholm’un dendrokronoloji yöntemiyle yaptığı incelemeler sonucunda, caminin 1206 yılında yapıldığı kesinleÅŸmiÅŸtir. Mezarlık içerisinde yer alan cami yaklaşık 392 m² alan kaplamakta, kırma çatısı alaturka kiremitlerle örtülüdür. ÇoÄŸunluÄŸu meÅŸe aÄŸacından olan, kalınlıkları 15-19 cm arasında deÄŸiÅŸen beden duvarları, dilimler halinde üst üste bindirilmiÅŸ, köÅŸelerde ise “kurt boÄŸazı” tekniÄŸiyle birbirine geçirilmiÅŸtir. Taban, iri taÅŸlar üzerine yerleÅŸtirilen kalın kütüklerle yükseltilerek toprakla teması kesilmiÅŸtir. Harim kısmına, sonradan eklenen tek kanatlı kapıyla giriÅŸ saÄŸlanmaktadır.
11.Orta Karadeniz Bölgesi’nde Halys ve Iris nehirleri arasında verimli ovalarda kurulan Amisos, Pontos Bölgesi’nin önemli kentlerinden biridir. Günümüzde Samsun’un kuzeybatısında, kuzey-güney doÄŸrultulu bir tepe üzerinde yer alan bu antik kent, bölgenin kültürel mirasında büyük öneme sahiptir. Samsun Müzesi’nde sergilenen ve 56 m² taban ölçüsüne sahip Amisos MozaiÄŸi, 1958’de Sağırlar Okulu’nun hafriyat çalışmaları sırasında bulunmuÅŸtur. Arkeolojik incelemeler, mozaiÄŸin güneyden gelen gezici ustalarca yapıldığını ortaya koymuÅŸtur. MozaiÄŸin figürlü sahnesinde Akhilleus ve Thetis iÅŸlenmiÅŸ, alt kısımdaki yazıtta ustasının “Orentes” olduÄŸu belirtilmiÅŸtir. Teknik ve iÅŸçilik özellikleri göz önünde bulundurulduÄŸunda, eserin Roma İmparatoru Alexander Severus döneminde, MS 3. yüzyılın ilk yarısında yapıldığı ve bir Roma villasının taban döÅŸemesi olduÄŸu anlaşılmaktadır. Merkez panoda Akhilleus ve Thetis sahnesi yer alırken, çevresindeki köÅŸe panolarında dört mevsim, bitkilerle betimlenmiÅŸ kadın ve erkek büstleriyle kiÅŸileÅŸtirilmiÅŸtir.
12.Amazonlarla ilgili en kapsamlı tanım, Sicilyalı Diodorus’a aittir. Diodorus, İskit kökenli Amazonların Themiskyra adlı kentte yaÅŸadığını, bu kentin Thermedon (günümüzde Terme Çayı) kıyısında bulunduÄŸunu ve burada büyük bir sarayın yer aldığını aktarır. Rivayete göre kadınlar, savaÅŸta güçsüz kalmamak için kız çocuklarının göÄŸüslerini daÄŸlardı. Terme Çayı, Samsun’un Karaorman Çayı’ndan doÄŸar ve Salıpazarı dereleriyle beslenerek kuzeybatıya akar. Antik Yunan tarihçileri, MÖ 1200’lerde bu çayın kıyısında Amazon kadınlarının yaÅŸadığını ileri sürmüÅŸtür. Terme ilçesi yakınlarında kurulduÄŸu düÅŸünülen Themiskyra, Amazon kraliçelerinin baÅŸkenti olup “Temiskor” adıyla anılmıştır. Amazonlar burada bağımsız bir devlet kurarak Karadeniz ve Poti Bölgesi’nde hâkimiyet saÄŸlamış, Ay Tanrıçası Semele onuruna ÅŸenlikler düzenlemiÅŸtir. Günümüzde de Terme’de Amazon kadınlarının anısına festivaller yapılmaktadır.