Siirt, Türkiye

7 Halk Eğitim Merkezi, 1 Olgunlaşma Enstitüsü


Siirt, Mezopotamya’nın kadim birikimiyle şekillenen özgün ve derin bir kültürün kentidir. Battaniye dokumacılığından geleneksel el sanatlarına uzanan zanaatkârlık mirası; sabır ve ustalıkla hayat bulur. Doğanın sıcak tonları ve taşın yalın dili, zanaatkârın elinde güçlü bir estetiğe dönüşür. Siirt’te üretim, kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel hafızanın yaşayan bir ifadesidir. Her motifte tarihsel derinlik, her ilmekte yerel kimliğin sıcaklığı hissedilir. Siirt, özgünlüğünü emeğe dönüştüren, Anadolu’nun karakterli ve anlamlı renklerinden biridir.
SİİRT-Eruh
Eruh Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
Şal-Şepik



Dokumaya başlama tarihi tam olarak bilinmeyen şal-şepik’in tarihinin çok eski olduğu bilinmektedir. Yukarı Mezopotamya bölgesinde günlük kıyafet olarak giyildiği bilinir. Teknolojinin ilerlemesi ve çağın değişmesiyle fabrikasyon kumaşların kullanımındaki artış şal-şepik kumaşının kullanımına ve buna bağlı olarak üretiminin azalmasına neden olmuştur. 1960’lı yıllara kadar seri olarak üretilen kumaş zamanla sadece yöresel kıyafet edinmek isteyen folklor ekiplerinin kıyafeti için üretim yapılmıştır.

This is your About section. Every website has a story and users want to hear yours. This is a great opportunity to give a full background on who you are and what your site has to offer. Double click on the text box to edit the content and add all the information you want to share. You may like to talk about how you got started and share your professional journey. Explain your core values, your commitment to customers and how you stand out from the crowd.
SİİRT
Siirt Olgunlaşma Enstitüsü
Üretilen Değerler
01.Şal Şepik
02.Tiftik Battaniyesi
03.Bakırcılık
04.Jirkan Kilimi
05.Demircilik
06.Semercilik
07.Yemenicilik
08.Dabakçılık (Debbağlık)
09.Bastonculuk
10.Saraçlık
11.Süpürge Yapım















01.Şal-Şepik, tarihi 15. yüzyıldan daha öncesine dayanan ve günümüzde az sayıda usta tarafından dokunmaya devam eden önemli bir el dokumasıdır. Siirt, Muş, Van, Şırnak, Batman, Bitlis ve Hakkâri illerinde görülen bu dokuma, ince yün çözgü ve tiftik atkılarla bez ayağı örgüsünde üretilir. Kahverengi, siyah, mor, kırmızı ve mavi gibi renklerde dokunan kumaş; pantolon (şal), gömlek (şepik), yelek gibi geleneksel erkek giysilerinin yanı sıra entari, ceket, perde, mendil ve kravat yapımında da kullanılır. Tiftik keçisinin korunmasına katkı sağlayan bu sanat, iplik eğirme ve dokuma süreçlerinde sabır, el mahareti ve birden fazla ustanın emeğini gerektirir. Günümüzde Siirt Eruh ve Olgunlaşma Enstitüsü atölyelerinde usta öğreticilerce yaşatılmaktadır.
02.Siirt Battaniyesi doğal bir malzeme olan tiftikten oluşan ve Siirtli ustaların ellerinde dokunarak halka mal olmuş geleneksel bir el sanatı dalıdır. Siirt Battaniyesi, çözgü telleri pamuktan, atkıları beyaz, siyah, kahverengi ve gri gibi doğal renkli veya bunların karışımı tiftik liflerinden elde eğrilmiş ipliklerden el dokusu tek veya ikiyüzlü havlu, örtü veya yaygı olarak kullanılan bir dokumadır.
03.Bakırın dövülerek şekillendirilmesi ve süslenmesiyle ortaya çıkan mutfak eşyaları ve çeşitli süs eşyalarının imal edildiği bir geleneksel el sanatıdır. Bakırın işlenmesinde dövme tekniği kullanılmaktadır. Dövme tekniği “çukurlama” ve “toplama” denilen iki ayrı yöntemle uygulanmaktadır. Nakış işleme ise “kabartma” ve “zımba nakış” yöntemleriyle gerçekleştirilmektedir. Keski kalemleriyle çizilen motifler darbe kalemleri ve ağızlarında çeşitli motif kalıpları bulunan zımbalara vurulması suretiyle bakır üzerine işlenmektedir. Vazo, saksılık, tepsi, leğen, teşt, kulplu tas, bakraç, aşurelik, kapaklı sahan, kazan, mangal ve çeşitli dekoratif süs eşyaları üretilen ürünler arasındadır.
04.Dokuma, ipliklerin alt-üst geçirilmesiyle oluşturulan en eski el sanatlarından biridir. Anadolu’da köklü bir geçmişe sahip kilim dokumacılığı, yaygı, heybe, çuval gibi gündelik eşyalarda kullanılmıştır. Yörede küçükbaş hayvancılığın yaygın olması yün üretimini artırmış, bu da kilim, cicim, sumak, zili gibi düz dokuma yaygılarda çeşitliliği beraberinde getirmiştir. Kilim ise en çok dokunan ve değerini yitirmeyen tür olmuştur. Jirkan kilimleri, doğal boyalarla renklendirilmiş yünlerle dokunur. Adını Jirki aşiretinden alan bu kilimler, desenlerinde dini inançları, doğayla iç içe yaşamı, halkın acı-tatlı hatıralarını ve çevresindeki doğal unsurları yansıtır. Böylece kültürel belleğin önemli bir parçası olmuştur.
05.Demircilik sıcak ve soğuk demircilik olmak üzere iki şekilde yapılmaktadır. Başlangıçta demircilik sadece sıcak demircilik olarak yapılmaktayken, teknolojinin ilerlemesiyle birlikte demire çeşitli usullerle şekil verilmeye başlanmış ve soğuk demircilik denilen alan ortaya çıkmıştır. Kancalar, zincirler, tarım araçları ve benzeri metal yapılı eşya ile demir ve benzeri maden parçalarını el ve iş tezgâhları yardımı ile bükerek, döverek veya kalıpla biçimlendirerek yapılması işlemidir.
06.Unutulmaya yüzmüş tutmuş meslek gruplarından olan semercilik, yük ve binek hayvanı olarak kullanılan at, eşek ve katır gibi hayvanların taşıyacakları yükün hayvanın sırtına zarar vermemesi için ağaç iskeleti üzerine deri ile keçe arası kamış otlarıyla doldurulup sarılarak dikilen semer çok özen isteyen bir sanat dalıdır.
07.Yemenicilik, Anadolu’nun unutulmaya yüz tutmuş bir mesleği ve sanatıdır. Yemeni, sağlıklı, ekonomik ve doğal bir ayakkabıdır. Yemenicilik, üstü deri, altı kösele veya gön olan hafif ve topuksuz bir ayakkabı çeşidinin usta ellerde yapımcılığıdır. Yemeniciliğe “köşgercilik”, yemeni dikenlere “köşger” de denilmektedir.
08.Koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvanların derilerinin işlenmesine “Deri Debağlılığı”, bunları işleyenlere de “Debbağ” denilmektedir. Gön denilen kalın derilere nazaran daha ince olan bu deriler postal ve ayakkabılarda astarlık deri olarak kullanılmaktaydı.
09.Yürümeyi kolaylaştırmak için dayanak olarak kullanılan ağaç ve metal malzemelerden yapılan bir araçtır. İçeriğinde tamamen doğal malzemeler kullanılarak el ile makine kullanılmadan üretilmektedir.
10.Saraçlık; araba koşumları, binek ve çeki at takımları, eyer, semer gibi deri ve meşinden yapılan takımların üretim ve tamir sanatıdır. Bu işi yapanlara saraç, toplu halde çalıştıkları yerlere ise saraçhane denir. Lidyalılardan beri bilinen saraçlık, Orta Asya Türklerinde en parlak dönemini yaşamıştır. At üzerinde geçen yaşamları nedeniyle Türkler saraçlığa büyük önem vermiş, işlemeli at takımları ve süslü çizmeleriyle ün kazanmışlardır. Saraçlıkta kösele, deri, demir, ağaç, bez, kıl gibi malzemeler kullanılarak hem işlevsel hem de estetik ürünler üretilmiştir.
11.Yeşilimsi çiçekli fundaların kurutulmasıyla süpürgenin ana malzemesi elde edilir. Fundalar kurak yerlerde yetişen çalı ağaççıklardır. Süpürge yapımında kullanılan makas, süpürgenin uçlarını düzetmek için; çuvaldız, çuvaldıza geçirilen iple birlikte süpürge otlarının arasından geçerek dikmek; çalı keskisi ise uzun gelen çalıların süpürge için uygun bir boya getirilmesi için kullanılır. Gerekirse yan keski ve pense kullanılır. Yan keski ve pense; süpürgede, ipe atılan düğümleri sıkılaştırmak için kullanılır. Süpürge, çalılardan yapılması ve ele uygunluk açısından “çalı süpürgesi”, “ot süpürge”, “el süpürgesi” olarak adlandırır.