Konya, Türkiye

31 Halk Eğitim Merkezi, 1 Olgunlaşma Enstitüsü


Konya, geniş ufukların ve derin bir manevi birikimin şekillendirdiği köklü bir kültürün kentidir. Selçuklu mirasından gelen çini, ahşap ve taş işçiliği; sabır ve ölçüyle estetik bir bütünlüğe dönüşür. Bozkırın dinginliği, zanaatte sade ama anlamlı bir ifadeye hayat verir. Konya’da üretim, geleneği koruyan ve sürekliliği esas alan bilinçli bir ustalığın ifadesidir. Her motifte tarihsel bir derinlik, her eserde kültürel bir zarafet hissedilir. Konya, maneviyatla emeği buluşturan, Anadolu’nun köklü ve vakur renklerinden biridir.
KONYA-Altınekin
Altınekin Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
01.Kırk Yama Çaydanlık Örtüsü
02.İğne Oyası
03.Kırk Yama (Yorgan Yastık)



01.Kırkyama, bir dönem yoksul kesimin giyim gereksinimini karşılamak adına çeşitli bez parçalarının bir araya getirilerek ve değişik şekillerde desenler verilerek dikilmesi sonucunda ihtiyaç için yapılan bir el sanatıdır. Tarımın yoğun olarak yapıldığı Altınekin İlçesi’nde başlarda tarlada tek demlik çayın soğumaması için yapılan kırk yama çaydanlık örtüsü yerini çeyiz ürünü olarak almıştır. Altınekin İlçemizin kadınları sıfır atık ve hobi amaçlı olarak bu geleneği yaşatmaktadır.
02.İğne ile yapılan örgülerinse 12. yüzyılda Anadolu 'dan Yunanistan'a oradan da İtalya yoluyla Avrupa'ya geçtiği kaydedilmiştir. İğne oyasının ortaya çıkıp gelişmesinde en büyük etken, Anadolu'nun İpek Yolu üzerinde olması ve ipek üretimi yapılıyor olmasıdır. Zazadınhanı ile bir çok kervanı ağırlamış olan Altınekin İlçemiz ve yetenekli kadınlarımız, bu kültüre ev sahipliği yaparak iğne oyası kültürünü geliştirmektedirler.
03.Kırkyama, bir dönem yoksul kesimin giyim gereksinimini karşılamak adına çeşitli bez parçalarının bir araya getirilerek ve değişik şekillerde desenler verilerek dikilmesi sonucunda ihtiyaç için yapılan bir el sanatıdır. Kırk yama geleneksel sıfır atık sanatı olarak öne çıkmaktadır. Altınekin İlçesinde yetişkinler için yorgan ve yastık takımı ve çocuklar içinde yine benzer ürünlerin yapıldığı bilinmektedir

This is your About section. Every website has a story and users want to hear yours. This is a great opportunity to give a full background on who you are and what your site has to offer. Double click on the text box to edit the content and add all the information you want to share. You may like to talk about how you got started and share your professional journey. Explain your core values, your commitment to customers and how you stand out from the crowd.
KONYA-Beyşehir
Beyşehir Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
Beyşehir Tarhanası



Türkiye’nin her bölgesinde olduğu gibi Beyşehir de kendine has yemek kültürüyle öne çıkmaktadır. Bu kültürün en önemli örneklerinden biri, yapılış şekli ve dayanıklılığıyla ün kazanan Beyşehir tarhanasıdır. Rivayete göre Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi öncesinde Beyşehir Sancak Beyi Karlıoğlu Sinan Bey tarafından hazırlatılan tarhana, çöl şartlarında peksimetin kısa sürede bozulmasına karşın bir ay boyunca dayanmış ve askerler için önemli bir besin kaynağı olmuştur. Yoğurt, ayran, bulgur ve yağ ile büyük kazanlarda kaynatılarak yapılan bu tarhana, hem besleyici hem de uzun süre bozulmadan saklanabilir özelliğiyle dikkat çeker. Günümüzde de Beyşehir sokaklarını süsleyen tarhana, kültürel mirasımızın ve ecdat hatırasının bir sembolü olarak yaşamaya devam etmektedir.
KONYA-Emirgazi
Emirgazi Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
Halı Yastık Yüzü



Halı yastıklar, ortalama 50 cm eninde ve 100 cm boyunda dokunarak hazırlanır. Ön yüzü el dokuması halı tekniğiyle oluşturulurken, arka yüzü dayanıklı kumaş ile kaplanır ve içi genellikle hasırla doldurulur. Bu yastıklar geçmişte sedirlerin ya da yer oturma düzenlerinin duvar kenarına yaslanma unsuru olarak kullanılmış, aynı zamanda gelin çeyizlerinin vazgeçilmez parçaları arasında yer almıştır. Kökeni, el dokuma halıların tarihi kadar eskiye dayanan halı yastıklar, halı tezgâhlarının uç kısımlarında artan iplerin değerlendirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Bu yöntemle seccade, minder ve heybe gibi küçük ölçekli ürünler de üretilmiş, böylece hem israf önlenmiş hem de işlevsel ve estetik değeri yüksek eserler ortaya konmuştur.
KONYA-Hüyük
Hüyük Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
Toprak Çömlek ve Testi yapımı



Anadolu’nun ilkel çömlekçiliğinin tipik örneklerinden biri olan Hüyük çömlekçiliği, diğer birçok merkez gibi yok olma sürecine girmiş olsa da komşu il ve ilçelerdeki pazarlara yönelerek üretimini küçük çaplı da olsa sürdürmüştür. Geçmişte Hüyük halkının önemli geçim kaynaklarından biri olan seramikçilik, plastik sanayinin gelişmesiyle atölye sayısında ciddi düşüş yaşamıştır. Mevlana Kalkınma Ajansı’nın 2019 Hüyük İlçe Raporu’na göre ilçede üç atölye faaliyet göstermekte, çömleklerin yanı sıra çiçekçilik için saksı ve inşaat sektörü için baca künkleri üretilmekteydi. Ancak son usta İsmail Arıkan’ın vefatıyla üretim durma noktasına gelmiştir. Oğlu Koray Arıkan’ın babasının mesleğini yeniden canlandırmaya yönelik çabaları, Hüyük çömlekçiliğinin geleceği için umut verici bir girişim olarak değerlendirilmektedir.
KONYA-Hadim
Hadim Halk Eğitimi Merkezi
KONYA-Halkapınar
Halkapınar Şehit Jandarma Uzman Çavuş
İbrahim Gökay Halk Eğitimi Merkezi
KONYA-Kadınhanı
Kadınhanı Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
01.Pullu Şalvar (Pullu Gelinlik)
02.Yaygı Örtüsü



01.Kadınhanı ilçesinde yaklaşık 80 yıllık geçmişe sahip olan pullu şalvar geleneği, düğünlerde gelinlik temin edilemediği dönemlerde ortaya çıkmış özgün bir tasarımdır. Ekonomik koşullar sebebiyle halkın eldeki imkânlarla geliştirdiği bu kıyafet üç parçadan oluşur: şalvar, güdük ve yazma-duvak. Şalvar özel kesimle dikilir, üzerine pul, boncuk ve sim ipliklerle süslemeler yapılır; üst kısma “güdük” adı verilen bluz eklenir. Gelin duvağı ise beyaz ya da al yazmadan veya tel kırma tekniğiyle hazırlanır. Zamanla gelinlik yerine giyilen bu tasarım, Kadınhanı düğünlerinin simgesi haline gelmiştir. Günümüzde genç kızlar ve aileler tarafından yeniden tercih edilmekte, yerel terziler siparişlere yetişmekte zorlanmaktadır. Bu kültürel mirasın yaşatılması amacıyla Kadınhanı Halk Eğitimi Merkezi’nin giyim üretim kurslarında da öğretilmektedir.
02.Koltuk ve kanepe gibi modern mobilyaların henüz kullanılmadığı dönemlerde, ev içlerinde oturma düzeni minder ve dayama yastıkları üzerine kurulmuştur. Bu yastıkların üst kısımları ise estetik bir görünüm kazandırmak amacıyla kadınlar tarafından işlenen yaygı örtüleriyle kaplanmıştır. Yaygı örtüleri veya dayama yastık örtüleri, kumaş üzerine işleme, iğne oyası ya da dantel teknikleriyle hazırlanarak ev dokusuna zarif bir katkı sağlamıştır. Günümüzde de kullanılmaya devam eden bu yastıklar, geleneksel işleme örtülerle süslenmekte; söz konusu örtülerde yer alan motifler yatak ve yastık örtüleri gibi diğer ev tekstili ürünlerinde de uygulanmaktadır. Bu yönüyle yaygı örtüleri, işlevsel kullanımı yanında kültürel bir estetik unsuru olarak da önem taşımaktadır.
KONYA-Karapınar
Karapınar Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
Tülü



Binlerce yıl öncesine dayanan sun’î post görünümlü dokumalar, Türkmenistan’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada üretilmiş ve günümüze ulaşmıştır. Bu özgün dokumaların Anadolu’daki en bilinen örneği Konya-Karapınar tülüleridir. Tülüler, post görünümlü veya saçaklı yapıları, farklı teknikleri ve kullanılan malzemeleriyle dikkat çeker. Yapılan araştırmalar, Karapınar tülülerinin tarihsel süreçte çeşitli adlarla anıldığını ve farklı gruplara ayrıldığını göstermektedir. Alan çalışmalarında günümüzde üretimin oldukça zayıfladığı, istihdama dönük katkısının kalmadığı belirlenmiştir. Ayrıca kursiyerler, tülü yapımında kullanılan malzemelerin tedarikindeki güçlüklerin süreci olumsuz etkilediğini vurgulamaktadır. Bu durum, geleneksel bir el sanatı olan tülünün geleceği açısından önemli bir sorun oluşturmaktadır.
KONYA-Meram
Meram Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
01.Sille Yöresi Geleneksel Kadın Kıyafetleri
02.İğne Oyası



01.Sille, Konya’nın 10 km Kuzeybatısında bulunan yerleşim bölgemizdir. Sosyal ve ekonomik konularda Sille ,Konya sosyo-ekonomi yapısında yüzyıllar boyunca ağırlığını kabul ettirmiştir. Bu ağırlık kültür ve sanat alanında da kendini belli etmiştir. Yavaş yavaş kaybolmak üzere olan Sille kıyafetleri; parlak canlı renkleri, ince el nakışı, iğne işi oyalarla bezenmiştir. Geçmişten miras kalan bu kıyafetleri modernize ederek yaşatmak amacıyla bu kıyafetlerde kullanılan dikiş ve süsleme teknikleri kurslarımızda uygulanmaktadır. Bu yelek Sille kadın kıyafetlerinden esinlenerek günümüze uyarlanmıştır. Repredüksiyon yapılarak desen işlemesi özünün aynısı yapılmıştır. Yelekte sarı metal iplikli kordonla desenin şekline göre elde kordon tutturma iğnesi tekniğine göre tutturulmuştur.
02.Halk arasında çember tabiriyle kullanılan yazma; el bükmesi ipek ip kullanılarak iğne oyası tekniğiyle çalışılmıştır. Halk arasında “filize” ismi verilen bu yazma evlenecek olan gelin kız tarafından kayınvalideye büyük dürü de hediye olarak konulmaktadır. Geçmişten günümüze bu adet devam etmektedir.
KONYA-Sarayönü
Sarayönü Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
01.Lâdik El Halısı
02.PEŞKİR (PİŞKİR)
03.Karaçay Yöresel Kıyafetleri
04.Çinicilik






01.Lâdik El Halısı, Anadolu’nun önemli kültürel değerlerinden biridir ve halen Amerika, Almanya, Fransa gibi ülkelere ihraç edilmektedir. Halılarda atkı ipliği %100 yün olup Yeni Zelanda, Karaman ve Merinos yünlerinin harmanından üretilir; çözgü iplikleri ise pamuktur. Ladik halılarında çekim sorununu önlemek için sıcak su ve sabunla yıkama yapılır. Halılar kendine özgü 13 renk armonisiyle dokunur, desenlerde İran-Irak etkisi görülür. 40×50 sıklıkta dokunan halılar metrekaresinde yaklaşık 2 milyon ilmek barındırır. Ortalama 1,5 ayda tamamlanan üretim, boyama, yıkama, sıkma, kurutma ve kırkım aşamalarından geçer. El emeği ve zahmetli süreci nedeniyle korunması ve desteklenmesi gereken bir sanat dalıdır.
02.Peşkir; bazı yörelerde havlu, el havlusu veya el kurulamak için özel dokunan bir kumaşa verilen bir isimdir. Geçmiş dönemde işlemeli peşkirler Konya yöresinde de yoğun olarak üretilmiş ve kullanılmıştır. Konya yöresinde: “Peşkir aldım direkten…” gibi türkülere de konu olan peşkir; “öne tutulan bez; önlük, havlu” anlamlı Farsça “pîş-kîr” kelimesinden gelmekte; sözlüklerde ise: “Eski Osmanlı yemek peçetesi; yemek yerken veya el yıkarken kullanılan dikdörtgen formda ve büyük mendil biçiminde, pamuk veya ketenden dokunmuş bez” olarak tanımlanmaktadır. Çok eski zamanlarda Rum kadınların Türk kadınlar ile dostluk, kültür dayanışması içinde genç kızların çeyizlerine kasnak aracılığıyla ipekle dokunan havluydu.
03.Konya ilinin Sarayönü ilçesine bağlı Başhüyük mahallesinde göçmen folklöründe giyilen yöresel kıyafetler halen gösterilerde kullanılmakta ve folkör kültürü sürdürülmektedir. Çünkü hayat şartları değiştiği için, Kafkasya’da yaşayan Karaçay-Malkarların kültürünün değişmediğini söylemek de imkânsızdır. Dolayısıyla günümüzde tüm kültürlerin yaşadığı bu normal süreç içinde Başhüyük folklorunun, bir de göçmen folkloru içinde düşünüldüğünde, yapı ve işlev olarak kendini devam ettirdiği; değişerek geliştiği, gelişerek değiştiği görülmektedir. Ayrıca son dönem folklor çalışmaları içinde önemli yere sahip ‚elektronik kültür ortamı‛ verileri de Başhüyük folklorunun canlı olduğunu gösterir mahiyettedir.
04.Duvar süslemesinde kullanılan bir yüzü sırlı, pişirilmiş toprak plaka. Çini kelimesi, önceleri halk arasında hem sırlı duvar kaplamaları hem de kap-kacak türünden ev eşyası olarak tanımlanmıştır. Zamanla bilimsel yayınlarda bu tanımlama değişmiş; kâse, tabak, vazo gibi kap-kacak türünden eşyalara seramik, duvar kaplamalarına çini adı verilmiştir. Selçuklu çinilerinin, Konya esas olmak üzere belli merkezlerdeki fırınlarda üretildiği, ihtiyaç duyulan yerlere de bu merkezlerden gönderildiği kabul görmüş, ancak Kubadabad Sarayı’nda olduğu gibi çinilerin genellikle yerel fırınlarda üretildiği buluntularla sabitleşmiştir.
KONYA-Selçuklu
Selçuklu Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
Mevlana sikkesi , Sikke-i düvâzde terk, Şemsî sikke,destar



Konya’da birçok geleneksel zanaat yok olma tehlikesi altındadır. Bu zanaatların başında dört kuşaktır sürdürülen keçe işlemeciliği gelmektedir. Celalettin Berberoğlu, yüzde yüz yünden ürettiği fes, sikke, takke ve şapkalarla mesleği yaşatmaya çalışan son ustalardandır. Keçecilik, tarihsel kökeni insanlık tarihi kadar eski, Türk kültüründe ise yaygın bir sanat olup, günümüzde sanayileşme, genç nüfusun göçü ve fabrikasyon ürünlerin yaygınlaşması nedeniyle gerilemektedir. El zanaatlarının yaşatılması, kırsal bölgelerde göçün önlenmesi ve ekonomik gelir yaratılması açısından önemlidir. Özellikle turizm odaklı satış imkânlarının geliştirilmesi ve geleneksel ürünlere yönelik artan talep, bu zanaatların sürdürülebilirliğini destekleyebilir.
KONYA-Seydişehir
Seydişehir Halk Eğitimi Merkezi
Adres: Alaylar Bir Mahallesi 152159 Sokak Numara 6, 42360 Seydişehir/Konya
Telefon: 03325822686
Üretilen Değerler
Sepet Örücülüğü



Seydişehir ilçesinin Değirmenci Mahallesi’nde uzun yıllardır sürdürülen sepet örücülüğü, yerel halkın hem geçim kaynağı hem de kültürel mirasıdır. Mahalle sakinleri tarafından örülen sepetler ilçe pazarlarında satışa sunulmakta, ayrıca köylerde farklı amaçlara uygun çeşitleri kullanılmaktadır. Köfün, sele, üzüm ve süs sepeti gibi türler bu zanaatın çeşitliliğini yansıtmaktadır. Kurumumuz ile KOMEK iş birliğinde açılan kurslarda kursiyerler hem geleneksel teknikleri öğrenmekte hem de ürettikleri sepetleri Seydişehir-Antalya çevre yolunda yer alan Üreten Kadınlar Pazarı’nda satarak aile ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Böylece sepet örücülüğü hem istihdama hem de kültürel mirasın korunmasına hizmet etmektedir.
KONYA-Yunak
Yunak Halk Eğitimi Merkezi
KONYA
Konya Olgunlaşma Enstitüsü
Üretilen Değerler
01.Keçe İşleme Sanatı
02.Kıvratma Bezi
03.Deri İşleme
04.Sırma
05.Suzeni
06.İğne Oyası












01.M.Ö. 3. ve 4. yüzyıllardan itibaren Ön Türkler, İskitler, Hunlar, Göktürkler, Uygurlar ve Oğuz Türkleri tarafından kullanılan keçe, toplumların yapısı ve kültürü hakkında önemli ipuçları sunmuştur. Malazgirt Zaferi (1071) sonrası Anadolu’ya yerleşen Türkmen boyları, ekonomik üretimlerini sürdürmek amacıyla Orta Asya’dan getirdikleri zanaatları burada uygulamış ve Anadolu Selçuklu Devleti’nin desteğiyle Ahilik Teşkilatı çerçevesinde geliştirmişlerdir. Dönemin koşullarıyla birleşen keçe üretimi, giyimden ev tekstiline kadar en temel hammaddelerden biri olmuştur. Selçukluların başkenti Konya, keçe işleme sanatının merkezi hâline gelmiş; ancak günümüzde teknolojik gelişmeler nedeniyle bu gelenek kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle Konya Olgunlaşma Enstitüsü, kadim şehrin tarihî kimliğini yaşatmak için keçe işleme sanatına öncelik vermektedir.
02.Kıvratma Bezi pamuk ipliğinden dokunarak kadın ve erkek iç giyimi olarak kullanılmış Konya’nın geleneksel bir dokumasıdır. Günümüzde kıvratma bezi Konya Olgunlaşma Enstitüsünde dokunarak farklı giyim, aksesuar ve dekoratif alanlarda kullanılabilecek ürünler üretilmiştir. Konya Olgunlaşma Enstitüsü kıvratma kumaşını şehrin tarihi ve geleneksel dokusuyla bir araya getirerek Konya yöresine ait giyim kültüründen de ilhamlar alarak farklı koleksiyonlarla ortaya koyarak cazip hale getirmeyi ve sadece kumaşı değil kültürü de gün yüzüne çıkarmayı ve yaşatmayı amaçlamıştır.
03.Deri işleme ve keçe işleme sanatı birbirini tamamlayan iki farklı alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Anadolu Selçuklu Devleti başkenti olan şehrimizde geçmişten günümüze keçe ile birlikte deri işleme sanatı da önemli bir yer utmaktadır. Bu nedenle çalışmalarımız deri işleme üzerine yoğunlaşmıştır. Deri ürünlerden oluşan koleksiyonlar ile diğer koleksiyonların tamamlayıcı ürünleri deri işleme işlerden oluşturulmuştur.
04.Anadoluda sim sırma işlemeciliği önceleri saraçlar tarafından yapılmaktaydı. Dulkadiroğlu Beyliği'nden Osmanlı Sarayı'na gelin giden Emine Hatun’un ve Fatih Sultan Mehmet’e gelin giden Sitti Hatun’un çeyizleri arasında sim sırma işlemelerin olması bu Türk el sanatının daha da tanınmasını sağlamıştır. Selçuklular Dönemi'nden beri yapıldığı bilinen sim sırma işlemeciliğine olan ilgi zamanla arttıkça saraçlıktan ayrılarak ayrı bir sanat dalı haline gelmiştir. Sim sırma işleri geçmişte olduğu gibi bugün de gelinlik kızların çeyizleri arasında önemli yer tutmaktadır. Anadolu’da bu işi yapan pek çok usta bulunmakta ve sim sırma işlemeciliği aktif olarak devam etmektedir. Kurumumuzda ise yıllardan beri devam eden sırma işlemeciliği kıyafet ve aksesuarların yanı sıra puşide işlemelerinde de kendini göstermektedir.
05.Suzeni işi; kültürel değerlerimizin önemli bir parçasını oluşturan geleneksel sanatlarımızdan biridir. Zincir işi olarak da bilinen suzeni işi son derece emek gerektiren bir çalışmadır. İnsanların günlük ihtiyacını karşılamak, giyecek ve kullanılacak eşyaları bezemek arzusuyla doğmuştur. Geniş kasnak üzerine tığ ve iğne ile yapılan bu çalışma, günün her saatinde, her yaşta ve öğrenim durumunda olan bireyler tarafından kolay uygulanabilir özelliğe sahiptir. Sofra ve çay takımları, çeşitli örtüler, oda takımları, elbise, sabahlık seccade vb. ürünlerde kullanılan bu teknik sık dokunuşlu bütün kumaşlara, çizgili ve kareli yerli dokumalara uygulanır. Kurumumuzda suzeni tekniğiyle bir ürünlerin tamamı üretilmektedir.
06.İğne oyası, düğüm tekniğiyle iğne kullanılarak yapılan ve Türk oyalarının en eskisi kabul edilen bir süsleme sanatıdır. Konya çeyiz kültüründe önemli yere sahip olup başörtüsü, masa ve sehpa örtüsü, vitrin örtüsü ile çeşitli giyim eşyalarında yaygın olarak kullanılmıştır. Konya yazmalarının kenarlarında filize, kurt, afat, yürek, güneş ve maydanoz gibi motifler görülür. Özellikle çeyizlerde kayınvalideye hediye edilmesi gereken “kıllı kurt” ve “filize” oyaları geleneksel değer taşımaktadır. Ancak günümüzde bu zor oyalar yerini daha basit örneklere bırakmıştır.