Rize, Türkiye

12 Halk Eğitim Merkezi


Rize, yağmurun bereketi ve dağların direnciyle şekillenen canlı bir kültürün kentidir. Çayın sabrı, ahşap işçiliğinin inceliği ve geleneksel el sanatlarının sıcak dili; doğayla kurulan güçlü bağın ifadesidir. Yeşilin sayısız tonu, zanaatkârın elinde ölçülü ve özgün bir estetiğe dönüşür. Rize’de üretim, gündelik yaşamla iç içe gelişen içten ve sürdürülebilir bir sürekliliktir. Her motifte Karadeniz’in ritmi, her eserde yerel hafızanın canlılığı hissedilir. Rize, doğallığı ve emeği uyumla buluşturan, Anadolu’nun taze ve güçlü renklerinden biridir.

This is your About section. Every website has a story and users want to hear yours. This is a great opportunity to give a full background on who you are and what your site has to offer. Double click on the text box to edit the content and add all the information you want to share. You may like to talk about how you got started and share your professional journey. Explain your core values, your commitment to customers and how you stand out from the crowd.
RİZE-İkizdere
İkizdere Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
Cimil Çorabı ( Coğrafi İşaret almış)




Çorap, temel giyim ihtiyacının ötesinde sağlık açısından da önemli bir giysidir. Türklerde köklü bir geleneği olan çorap örücülüğü, Anadolu’nun birçok bölgesinde sürdürülmüştür. Bu zenginliğin en özgün örneklerinden biri Rize İkizdere’deki Cimil Yöresi’ne ait “Cimil Çorabı”dır. Genelde beş şiş ile örülen bu çoraplar, esneklik ve konfor sağlayan ajur lastikleri, yün veya yün-akrilik iplikleriyle dikkat çeker. Desenlerde geometrik, bitkisel, sembolik ve hayvansal figürler kullanılır; özellikle kırmızı zemin üzerine yeşil-mavi “pulluk” ipi öne çıkar. Çeyizlerde mutlaka yer alan Cimil çorapları hem günlük ihtiyaç hem de kültürel miras olarak kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Geleneksel isimli desenlerin yanı sıra güncel motiflerle de yaşatılmaya devam etmektedir.Çorap, temel giyim ihtiyacının ötesinde sağlık açısından da önemli bir giysidir. Türklerde köklü bir geleneği olan çorap örücülüğü, Anadolu’nun birçok bölgesinde sürdürülmüştür. Bu zenginliğin en özgün örneklerinden biri Rize İkizdere’deki Cimil Yöresi’ne ait “Cimil Çorabı”dır. Genelde beş şiş ile örülen bu çoraplar, esneklik ve konfor sağlayan ajur lastikleri, yün veya yün-akrilik iplikleriyle dikkat çeker. Desenlerde geometrik, bitkisel, sembolik ve hayvansal figürler kullanılır; özellikle kırmızı zemin üzerine yeşil-mavi “pulluk” ipi öne çıkar. Çeyizlerde mutlaka yer alan Cimil çorapları hem günlük ihtiyaç hem de kültürel miras olarak kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Geleneksel isimli desenlerin yanı sıra güncel motiflerle de yaşatılmaya devam etmektedir.
RİZE-Merkez
Rize Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
01.Seramik ve Cam Süsleme
02.Rize Bezi ( Feretiko)
03.PİLEKİ TAŞI
04.Hemşin Çorabı
05.Tirtiba
06.Sepet Örücülüğü















01.Rize Halk Eğitimi Merkezi Talip Kahraman El Sanatları Atölyesi bünyesinde Seramik ve Cam Süsleme Bölümü 2010’dan bu yana faaliyet göstermektedir. Yörede yaşayan kadın kursiyerler, hem teorik hem de uygulamalı eğitimlerle cam ve seramik ürünler üretmekte, çay yaprağı, limon yaprağı gibi yöresel desenleri modern tasarımlarla buluşturmaktadır. Bilgisayar ortamında hazırlanan desenler titizlikle cam objelere aktarılmakta, ardından yaldızlama aşamasında elle işlenip 700 derecede pişirilerek kalıcı hale getirilmektedir. Zor ve sabır isteyen bu süreçte ortaya çıkan ürünler hem estetik hem de ekonomik değer taşımaktadır. Kurum bünyesinde açılan dört kurstan yaklaşık 50 kursiyer faydalanmakta, kurslar kadınlara hem sosyalleşme hem de aile bütçelerine katkı sağlama imkanı sunmaktadır.
02.Rize Bezi (Feretiko), kendir ipliğinden el dokuma tezgâhlarında üretilen, çözgüsü pamuk, atkısı ise kendir ipliğinden oluşan özgün bir dokumadır. Yöresel dokumacılığın en eski adı olan Feretiko, Rize kültürünün simgelerindendir. Çayın bölgeye gelişinden önce, 1960’lı yıllara kadar neredeyse her evde Feretiko tezgâhı bulunurdu. Osmanlı döneminde saraylara kadar ulaşan ve ihracatı yapılan bu dokuma, Evliya Çelebi ve Kâtip Çelebi’nin eserlerinde de yer almaktadır. Sağlamlığı, teri emip dışarı atması, koku oluşumunu engellemesi ve vücuda masaj etkisiyle diğer kumaşlardan ayrılır. Günümüzde ise Feretiko; masa örtüsü, perde, peşkir gibi ev eşyalarının yanı sıra kadın ve erkek giysileri, el ve makine nakışlarında kullanılan özel bir kumaş türü olarak yaşatılmaktadır.
03.Pileki taşı, mısır ekmeği ve hamsili ekmek gibi ekmek çeşitlerinin pişirilmesi için kullanılan bir taş türüdür. Pileki taşı, içi boşaltılmış yuvarlak bir çanak biçimine getirildikten sonra ekmeklerin pişirilmesine kullanılır. Büyüklüklüğüne bağlı olarak pilekiler; laz, yarım, üç çeyrek, kotluk, ikili kotluk gibi isimlerle anılmaktadır.Pileki taşı, ısıyı yavaşça hamura aktarır ve kısa sürede soğumaz. Bu sayede yiyecekler tam kıvamında pişirilir.
04.Orta Asya’dan göç eden Türk boylarından olan Hemşinliler, zengin kültürel miraslarını günümüze taşımışlardır. Bu değerlerden biri olan Hemşin Çorabı, 1879 ve 1881 tarihli Trabzon Vilayeti Salnamelerinde üretimi ve satışıyla anılmış, bölgeyle özdeşleşmiştir. Çoraplarda kırmızı, mavi, yeşil ve beyaz öne çıkan renklerdir; motiflerin belirginliği için genellikle kontrast tonlar kullanılır. Beş şişle ayakucundan başlanarak örülen Hemşin Çorabı, taban ve topuk işlemleri sonrası konç kısmında renkli iplerle süslenir ve “peronk” tekniğiyle tamamlanır. Kuşgözü, koçboynuzu, zincir, at nalı gibi motifler gelenekten beslenirken ustaların özgün tasarımları da eklenir. Hemşin Çorapları, hem işlevselliği hem de motifleriyle kültürel bir kimliğin yansımasıdır.
05.Tirtiba; şifon gibi ince kumaşların kenarlarına yapılan özel bir işleme türüdür. Hemşin'de geleneksel olarak bu tür ince kumaşların kenarlarını süslemek ve dayanıklılığını artırmak amacıyla yapılır. Tirtiba, el emeğiyle işlenir ve genellikle ince, zarif motifler veya renkli boncuklar içerir. Hemşin’in zengin el sanatları geleneğinin bir parçası olan bu işlemeler, estetik ve geleneksel değeriyle kültürel bir miras niteliğindedir.
06.Sepet (Yöresel adıyla Tikkina), Ardeşen ve çevresinde yaygın olarak üretilmiş ve kullanılmıştır. Çay tarımından önce mısır, sebze-meyve, kuru kumar yaprağı, hayvansal gübre gibi ürünlerin; son yıllara kadar ise yaş çayın bahçelerden alım yerlerine taşınmasında önemli bir araç olmuştur. Tarımda teknolojinin gelişmesiyle üretimi ve kullanımı azalmıştır. Tikkina, 2-3 metre uzunluğunda ve 7-8 cm çapında kestane dallarının fırınlanarak esnek hale getirilip yaklaşık 3 mm kalınlığında şeritler haline getirilmesiyle yapılır. Ağız çapının 1 metreye yakın olması ve ön kısmındaki özel ip işçiliği en belirgin özellikleridir. Kullanımının yoğun olduğu dönemlerde hammadde temini, ustalık ve satışıyla çevrede önemli bir ekonomik sektör oluşturmuştur.