Van, Türkiye

13 Halk Eğitim Merkezi


Van, gölün sonsuz mavisi ve yüksek dağların vakur duruşuyla şekillenen köklü bir kültürün kentidir. Kilim dokumalarından geleneksel el sanatlarına uzanan zanaatkârlık mirası; sabır ve ustalıkla hayat bulur. Van Gölü’nün berraklığı, zanaatte ölçü ve dengeye dönüşür. Her motifte kadim medeniyetlerin izi, her ilmekte yerel kimliğin güçlü sesi hissedilir. Van’da üretim, geçmişten devralınan kültürel hafızayı zarafetle geleceğe taşır. Van, doğallığı ve dirayeti emeğe dönüştüren, Anadolu’nun derin ve etkileyici renklerinden biridir.
VAN-Edremit
Van Edremit Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
01.Yemeni/Reşik
02.Seramik
03.Tezhip




%2C%20Van%20M%C3%BCzesi.png)




01.Yemeni ayakkabının tarihi İpek Yolu’na uzanır; Yemen’den Halep’e, oradan Anadolu’ya yayılmıştır. Tamamen el işçiliğiyle üretilen yemeni, doğal deriden yapılan tabanı ve üst kısmıyla sağlıklı, dayanıklı ve kültürel bir miras niteliğindedir. Van’da Kürtçe “Reşik” olarak bilinir. “Reş” siyah, “-ik” küçültme ekidir; ayrıca yabani ceviz yaprağından elde edilen kök boya anlamına da gelir. Türkiye’de keçi kılından yapılan “Reşik”i yalnızca Vanlı ayakkabı ustası Mecit Emen üretmektedir. 1985’ten beri bu sanatı icra eden Emen, Urartulardan günümüze gelen “güneş” ve “hayat ağacı” motiflerini yemenilere işleyerek kültürel mirası yaşatmaktadır. Yurt içi ve yurt dışından talep gören Reşik, Halk Eğitim kurslarıyla gençlere aktarılmakta; Mecit Usta devlet sanatçısı ödülüyle onurlandırılmıştır.
02.Yerleşik yaşama geçişle birlikte kilin ürüne dönüşmesi insanlık için önemli bir aşama olmuştur. Bu sürecin en zengin izleri Van Gölü Havzası’ndaki çanak çömleklerde görülür. Kalkolitik Çağ’da Tilkitepe Höyüğü’nde Halaf kültürüne ait geometrik desenli seramikler, Tunç Çağı’nda Kura-Aras ve Van-Urmiye boyalı seramikleri, Erken Demir Çağı’nda kırmızı açkılı örnekler öne çıkar. Urartu döneminde (M.Ö. 850-600) seri üretime geçilmiş, kırmızı perdahlı seramikler karakteristik olmuştur. Çömlekler, dönem toplumlarının sosyal, kültürel ve dini yaşamına ışık tutar. Günümüzde Van’da seramik üretimi sınırlı olup Bardakçı köyünde sürmekte, eğitim ise YYÜ Güzel Sanatlar Fakültesi ve Edremit Halk Eğitim Merkezi’nde verilmektedir.
03.2020 yılında yapılan tezhip çalışmasında, tasarımlar özel dokulu kâğıda aktarılıp tarama ve akıtma teknikleriyle işlenmiştir. Van’ın simgesi haline gelen ters lale motifi bu eserde kültürel anlamıyla öne çıkmaktadır. Boynu bükük duruşuyla “ağlayan gelin” olarak anılan ters lale, Anadolu’da kavuşamayan aşıkların, hüzün ve acıların sembolü olmuştur. Tezhip sanatının incelikleriyle nakşedilen bu motif, bölgenin kültürel hafızasına ışık tutar. Van’da Halk Eğitim Merkezlerinde açılan kurslarla tezhip sanatı yaşatılmakta, bu eğitimin 3-4 yıl sürdüğü belirtilmektedir. Maddi kazancın yanı sıra, sanatla uğraşanlara ruhsal dinginlik ve huzur da vermektedir.

This is your About section. Every website has a story and users want to hear yours. This is a great opportunity to give a full background on who you are and what your site has to offer. Double click on the text box to edit the content and add all the information you want to share. You may like to talk about how you got started and share your professional journey. Explain your core values, your commitment to customers and how you stand out from the crowd.
VAN-Erciş
Erciş Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
Ercişli Emrah ile Selvi Han Hikâyesi
02.Savatlı Gümüş İşlemeciliği (hüsnü özyeğin)
03.CEVİZ OYMACILIĞI(hüsnü özyeğin)
04.ÇORAP ÖRÜCÜLÜĞÜ(hüsnü özyeğin)
05.SERAMİK İŞLEMECİLİĞİ (hüsnü özyeğin)
06.KİLİM DOKUMACILIĞI(hüsnü özyeğin)
07.ÜZERLİK SANATI (hüsnü özyeğin)
08.Savat Gümüş İşlemeciliği (izto mehmet akif ersoy)
09.ÜZERLİK SANATI(izto mehmet akif ersoy)
10.VAN KİLİMLERİ (izto mehmet akif ersoy)
11.ÇÖMLEKÇİLİK (izto mehmet akif ersoy)
12.Çorap Örücülüğü (izto mehmet akif ersoy)
13.Ceviz Ağacı Oymacılığı (izto mehmet akif ersoy)












17. yüzyılda Doğu Anadolu’da yaşadığı kabul edilen bu aşk hikâyesi, Türkiye’den Azerbaycan’a, Türkmenistan’dan Balkanlar’a kadar bilinmektedir. Emrah, bade içerek âşıklığa erişir ve Selvi Han’a gönül verir. Ancak Selvi Han’ın Şah Abbas’ın askerlerince kaçırılmasıyla olaylar gelişir. Emrah yıllar boyunca sevgilisini arar; saraylarda, zindanlarda sınanır. Şah Abbas’ın huzurunda şiirler söyleyerek aşkını ispatlar, türlü engelleri aşar. Sonunda Selvi Han ile kavuşmaları fermanla onaylanır. Halk arasında sevgi, sadakat ve sabrın simgesi hâline gelen bu hikâye, hem sözlü hem yazılı kaynaklarda günümüze ulaşmıştır.
02.Van’a özgü el sanatlarından savat, kökeni Arapça “sevad” (karartı, siyahlık) kelimesine dayanır ve 3000 yıllık geçmişiyle Urartular dönemine uzanır. Savat; gümüş objeler üzerine gümüş sülfürden yapılan alaşımın işlenmesiyle ortaya çıkar. Önce motifler (Van Kalesi, Akdamar Kilisesi, hayvan figürleri vb.) çizilir, ardından kanallar açılır. Gümüş, bakır, kurşun ve kükürtten oluşan alaşım 750 derecede hazırlanıp toz haline getirilir ve kanallara serpilerek ya da çamur kıvamında sürülerek uygulanır. Isıtılıp cilalanan eser, bilezik, yüzük, kemer, gerdanlık gibi takılara dönüşür. Savat, hem turistik değeri hem de kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel mirasıyla önemini korumaktadır.
03.Van’ın özellikle Bahçesaray ve Çatak ilçelerinde yaygın olan ceviz oymacılığı, bölgenin önemli el sanatlarından biridir. Oymacılık için kesilen ceviz ağaçları önce kalas haline getirilir, üç gün fırınlandıktan sonra 6-7 ay dinlendirilir. Bu sürecin ardından ahşap işlenmeye hazır hâle gelir. Ustaların ellerinde ceviz ağacı; havan, tepsi, mumluk, şekerlik, çeyiz sandığı, baharatlık gibi birçok eşyaya dönüşür. 2019’da Çatak’ta başlatılan “Ağaçtan Geleceğe Açılan Kapı Projesi”, gençlere bu sanatı öğretmeyi amaçlamış, böylece unutulmaya yüz tutmuş ceviz oymacılığı kuşaktan kuşağa aktarılmaya devam etmiştir. Her bir parça, hem işlevsel hem de estetik değeriyle birer sanat eseri olarak öne çıkar.
04.Van’a özgü el sanatlarından biri olan çorap örücülüğünün en önemli farkı, dikişsiz yapılmasıdır. Beş şişle örülen bu çoraplarda ipin inceliği, ustalığı ve değeri artırır. İlk başta ekonomik ihtiyaçları karşılamak için ortaya çıkan bu sanat, zamanla kültürel bir ifade biçimine dönüşmüştür. Her çorabın ayrı bir hikâyesi vardır; okuma yazması olmayan insanlar duygu ve düşüncelerini motiflerle anlatmıştır. Kullanılan renkler de semboliktir: Kırmızı aşkı, beyaz sevgiyi ve temizliği, siyah ise kederi yansıtır. Böylece Van çorapları, hem günlük kullanım eşyası hem de kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel bir miras olmuştur.
05.Seramik, topraktan elde edilen çamurun tornayla ya da elle şekil verilerek kurumaya bırakılmasıyla başlayıp sertleşip pişmesiyle biter. Dışarıdan gelecek etkilere karşı oldukça dayanıklı olan seramiklerde plaka, bordür ve parmak yöntemleri sıklıkla kullanılan işleme teknikleridir. 8000 yıllık bir geçmişe sahip olan seramik sanatı sayesinde kase, vazo, sürahi gibi objeler tasarlanabilir.
06.Hayvancılıkla uğraşan Van halkının günümüze miras bıraktığı en değerli el sanatlarından biri kilim dokumacılığıdır. Van kilimlerinde eli belinde, koç boynuzu, bereket, kurt ağzı, yıldız, yılan, akrep, muska, tarak, pıtrak, göz, çengel, hayat ağacı, çiçek ve şimkubik gibi motifler öne çıkar. Motifler genellikle stilize edilmiş geometrik şekillerle kareler içine işlenir, bazen de ikinci motiflerle dolgulanır. Tıpkı çorap örücülüğünde olduğu gibi dokuyan kişinin ruh hâlini yansıtan bu kilimler; aşkı, sevgiyi, acıyı veya hayal kırıklığını simgeler. Kırmızı, siyah, Van beyazı ve lacivert renkleri yoğun kullanılır. Kilimler çoğunlukla dokuyan aşiretin ya da motifin adıyla anılır: Canbezar, Gülhazar, Lüleper, Gülsarya, Şehvani, Gülgever.
07.Halk kültüründe önemli bir yeri olan üzerliği Van’da bilmeyen yok gibidir. Üzerlik tohumu dağda ve mezarlıklarda yetişir. Yaş haldeyken toplanır. İğne, ip, tahta ve kumaş gibi malzemeler kullanılarak buk adı verilen bir parça elde edilir. İplere dizilip şekil verilen üzerlik tohumları Van’da ev ve dükkanlarda dekorasyon amaçlı kullanılmaktadır. Aynı zamanda üzerlik nazar tütsüsü olarak da kullanılmaktadır. Nazar değdiğine inanılan kişi, üzerlik ve tuzun yakılması sonucu ortaya çıkan dumanı içine çeker ve bu şekilde nazardan kurtulduğuna inanılır.
08.Van’a özgü olan ve kökeni Urartulara dayanan savat, gümüş eşya üzerine açılan ince kanallara, gümüş-bakır-kurşun-kükürt alaşımının işlenmesiyle yapılan süsleme sanatıdır. Van Kalesi, Akdamar, hayvan figürleri gibi motifler işlenir. Osmanlı döneminde ünüyle İstanbul’la birlikte tuğra vurma yetkisi alan Van, 1915 öncesi 120 atölyeyle savatın merkeziydi. Zamanla unutulmaya yüz tutan bu sanat, AB destekli projeler ve Halk Eğitim çalışmalarıyla yeniden canlandırılmaktadır. Gençler eğitimlerle yetiştirilip atölyeler kurarak hem mesleği yaşatmakta hem de istihdama katkı sağlamaktadır.
09.Üzerlik tohumu dağda ve mezarlıklarda yetişir ve yaşken toplanır. İğne, ip, tahta ve kumaş gibi malzemeler kullanılarak meydana bir parça getirilir bu parçaya buk adı verilir. Üzerlik Van ve çevresinde evlerin, dükkânların dekorasyonunda kullanılmaktadır. İplere dizilip şekillendirilen üzerlik tohumları evlerin süs eşyası haline gelmiştir. Halk kültüründe önemli bir yeri olan üzerliği Van’da bilmeyen yok gibidir. Üzerlik nazar tütsüsü olarak da kullanılmaktadır. Nazar değdiğine inanılan kişi, üzerlik ve tuzun yakılması sonucu ortaya çıkan dumanı içine çeker ve bu şekilde nazardan kurtulduğuna inanılır.
10.Van’da kilimcilik, geleneksel el sanatları arasında önemini korumaktadır. Yün, kırkım sonrası yıkanıp kurutulur, taranarak ip haline getirilir ve çıkrıkla yumağa dönüştürülür. Tezgâhlarda kirkit yardımıyla dokunan kilimlerde sağlamlık için orta kalınlıkta bükülmüş ipler kullanılır. Eskiden yer tezgâhlarında çift kanatlı dokunan kilimler simetri sorunları yaşarken, günümüzde dikey tezgâhlarda tek parça ve simetrik şekilde üretilmektedir. Van kilimlerinde büyük ve geniş motifler, kısa ilikler, tek veya çoklu bordürler dikkat çeker. Motifler çoğunlukla geometrik formdadır ve kadınların duygu dünyasını yansıtır. Renklerde kırmızı, siyah, lacivert, kahverengi ve “Van beyazı” öne çıkar. Kilimler dokuyan aşiret veya ana motife göre adlandırılır; Canbezar, Gülhazar, Lüleper, Gülsarya, Şehvani, Gülgever bunlardan bazılarıdır.
11.Çömlekçilik, Anadolu’nun en eski el sanatlarından biridir. Ham maddesi toprak olan çömlek, çömlekçi tezgâhında şekillendirilip fırınlarda pişirilerek kap, testi, küp, vazo gibi eşyalara dönüşür. Van coğrafyasında da seramik sanatının köklü bir geçmişi vardır. Urartular dönemine ait kırmızı açkılı çanak-çömlekler, saraylarda, tapınaklarda ve günlük yaşamda kullanılmış; bunların örnekleri Çavuştepe, Ayanis, Anzaf, Yoncatepe gibi kazılarda gün yüzüne çıkartılarak Van Müzesi’ne kazandırılmıştır. Orta Çağ’dan itibaren üretim devam etmiş, 1980’lere kadar Van Gölü kıyısındaki Bardakçı Mahallesi’nde çömlekçilik önemli bir merkez olmuştur. Burada bulunan atölyeler sırsız çömlek üretimiyle tanınmış, günümüzde ise bu sanatı sürdüren tek bir usta kalmıştır.
12.Van’ın ünlü olduğu el sanatları arasında yer alan çorap örücülüğü, bölge halkının ihtiyacını karşılamak üzere ortaya çıksa da, aslında anlatılamayan hikayelerin karakterlerinden izler taşır. Bilhassa okuma yazma bilmeyen insanların, bu sanatı kullanarak duygu ve düşüncelerini dile getirdiği görülür. Kullanılan renklerdeki anlamlar çorabı ören kişinin ruh halini yansıtır. Kırmızı renk aşkı ve muhabbeti, beyaz renk sevgiyi ve temizliği, siyah renk ise kederi ve ümitsizliği anlatır. Toplamda beş şişle örülen bu eserlerde genelde yün iplik kullanılır. İpliğin ince olması çorabın değerini artırdığı için iplik hazırlama işlemi ustalık gerektirir. Van ilinde dolaşırken sıkça karşılaşacağınız bu çorapların bir diğer özelliği ise dikişsiz olmaları. Bu dikişsiz ve ince yün iplikli çoraplar sadece genç kız çeyizinin vazgeçilmezi değildir; damat çeyizi için de aynı derecede önemlidir.
13.Biçilip kalaslar haline getirilen ceviz ağacı nemini alsın diye üç gün fırınlanır, fırınlama ağacın neminin tamamen almadığından 6-7 ay bu ağaçlar bekletilir. Oluşturulacak ürün için uygun ebatlar kesilip ince işlemi yapılmadan bu haliyle bir müddet daha bekletilerek ağacın nemi tamamen alınır. ortaya konulacak ürüne uygun seçilen parça torna makinesi yardımıyla gerekli işlemler yapılır. elde edilen ürünler cilalama işleminden sonra kullanıma hazır hale gelir. Ceviz Ağacı İşlemeciliği Van'ın Bahçesaray ve Çatak ilçelerinde yaygın olarak yapılmaktadır. Çeyiz sandığı, Havan, Şekerlik, Çerezlik, Mumluk, Baharatlık gibi ürünler yapılmaktadır.
VAN-İpekyolu
İpekyolu Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
01.Savat
02.Çarpana
03.Sedef Kakma








01.Savat, kökeni Urartulara dayanan ve Van yöresinde “sevad” adıyla bilinen gümüş süsleme sanatıdır. İdeal olan 950 ayar gümüş üzerine işlenen savat, Osmanlı döneminde Van’a büyük bir ün kazandırmış, İstanbul ile birlikte tuğra vurma yetkisi verilmiştir. 1915 öncesi Van’da 120 savat atölyesi bulunur, her atölyede ortalama beş usta çalışırdı. O dönemde muskalık, hamayil, gerdanlık, saç tokası, bilezik, yüzük ve kemer gibi birçok eşya savatla süslenerek yaygın kullanılırdı. Günümüzde bu mirası yaşatan ustalardan Sadık Binici, atölyesinde kursiyerler yetiştirerek unutulmaya yüz tutmuş bu sanatı gelecek nesillere aktarmaya çalışmaktadır.
02.Tekstil, insanoğlunun gelişim evrelerinin en önemli buluşlarından biri olarak insanlık tarihine de ışık tutmaktadır. Geleneksel olarak tekstil, iplik, lif vb. materyallerin dokuma, örme, keçeleştirme gibi tekniklerin kullanılmasıyla elde edilen bir yüzeydir. Anadolu'da yaygın olarak kullanılan geleneksel dokumalar; el dokumalar, yaygı dokumalar; halı, kilim, cicim, zili, sumak ile dar en dokumalar; çarpana ve kolondur. Günümüzde söz konusu dokumaların geleneksel kullanım alanları oldukça daralmış bazıları unutulmaya yüz tutmuş sanatlarımız arasında yer almaktadır. Sanatçılar geleneksel tekstil sanatlarının çağdaş yorumları ile birlikte günümüz tekstil sanatlarını yönlendirirken tasarımcılara da ilham kaynağı olmaktadır. Bu çalışmada, çağdaş tekstil sanatını oluşturan sanatçıların eserlerinden örnekler ile unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanat dallarından biri olan çarpana dokuma tekniklerini, geleneksel kullanım alanlarının dışında, yeni kullanım alanları ile özgün çalışmalar sunan sanatçılar ve sanat eserleri vardır.
03.Sedef kakma sedefçilik ya da sedef işleme olarak bilinen teknikte sedef, ahşap üzerine açılan çukur veya oymalara yerleştirilir ve tahtaya temas eden yüzeyden düşmelerini önleyecek yapıştırıcılar sürülür ya da sedeflerin etrafı madeni tellerle çevrilir. Sedef kakmacılık işine sedefkâri, sedef kakma yapan ustaya sedefkâr denilmektedir. Bağa, fildişi, kemik, çeşitli filetolar ve altın, gümüş gibi kıymetli madenler de sedefkârlıkta kullanılan malzemelerdir.
VAN-Saray
Van Saray Halk Eğitimi Merkezi
VAN-Tuşba
Tuşba Halk Eğitimi Merkezi
Üretilen Değerler
01.Savatlı Gümüş
02.Van Kilimi
03.Fistan
04.Reşık
05.Çömlek
06.Teşi
07.Yün Çorap






02.Kendine has motifleriyle kök boyalı yünden yapılan Van Kilimleri Kültürel mirasımızın önemli bir öğesidir.
03.Kadınlarımızın günlük yaşamında, özel günlerde, düğünlerde, törenlerde giydikleri süslü, narin kumaştan yapılan uzun elbise çok önemli bir kültürel öğemizdir. Hatta bir dönem Osmanlı sarayında en çok tercih edilen kadın giysisi olmuştur.
04.Doğu Anadolu’nun zorlu günlerinde, zorlu iklim koşullarında ve engebeli yeryüzü şekillerinde çarıktan sonraki daha modern devirde yüzyıllarca ayakkabı olarak kullanılan, tamamı keçi kılından yapılan ayakkabı. Şimdilerde sadece folklor ekiplerinin kullandığı Reşık, günümüzde yaşayan sadece bir iki ustanın ellerinde yaşam bulan kültürel öğelerimizden biridir.
05.Uzun yıllar tarihimize şahitlik eden çömlek sanatı Van’da kendine has motif ve şekilleriyle yeniden hayat buluyor.
06.Tarih boyunca yün iplik öğürme aracı olarak kullanılan Teşi çok önemli bir kültür öğemizdir.
07. Yünden yapılan çoraplar, sağlığımızı korumanın yanında üzerlerindeki motiflerle ayrı bir duygu yansıtma sanatı aynı zamanda.