top of page

Ankara, Türkiye

Başlıksız-2.png

20 Halk Eğitim Merkezi, 1 Olgunlaşma Enstitüsü

Başlıksız-2.png

This is your About section. Every website has a story and users want to hear yours. This is a great opportunity to give a full background on who you are and what your site has to offer. Double click on the text box to edit the content and add all the information you want to share. You may like to talk about how you got started and share your professional journey. Explain your core values, your commitment to customers and how you stand out from the crowd. 

ANKARA-Altındağ

Kuzeykent Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA-Beypazarı

Beypazarı Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA-Çankaya

Çankaya Başkent Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA-Çankaya

Çankaya Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA-Çubuk

Çubuk Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA-Elmadağ

Elmadağ Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA-Etimesgut

Etimesgut Eryaman Şehit Hüseyin Kalkan Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA-Etimesgut

Etimesgut Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA-Evren

Evren Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA-Gölbaşı

Gölbaşı Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA-Güdül

Güdül Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA-Kahramankazan

Kahramankazan Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA_Kazan_HEM01-kanavice.jpeg
ANKARA_Kazan_HEM04-igneoyasi.jpeg
ANKARA_Kazan_HEM06-telkırma.jpeg

01.Türk işlemelerinde kullanılan tekniklerden biri olan kanaviçe, geç dönemde yaygınlaşmış olsa da kökeni insanlık tarihi kadar eskiye uzanır. Avrupa’ya doğudan ticaret yolları veya Haçlı seferleriyle geçtiği düşünülmektedir. Saray sanatında eşsiz örnekler veren kanaviçe eserler bugün önemli müzelerin koleksiyonlarında yer alır. Anadolu’da çeyiz geleneğinin vazgeçilmez bir parçası olan kanaviçe, özellikle yatak takımlarında yaygın kullanılmıştır. Türk kadınının ince zevkiyle doğayı özgün bir üslupta işlediği örneklere pek çok yörede rastlanır. Günümüzde ise Ankara’da ve diğer bölgelerde ev dekorasyonu ve giyim aksesuarı olarak sürdürülmekte, çoğunlukla evlerde talebe göre üretilerek kadın istihdamına katkı sağlamaktadır.

02. Oya; iğne, mekik, firkete ve tığ gibi araçlarla başta ipek olmak üzere, pamuk ve sentetik iplikler ve pul, boncuk gibi malzemelerle örgü tekniği kullanılarak yapılan bir el sanatımızdır. Oyanın temeli ipekböcekçiliğine dayanmaktadır. Başka dillerde karşılığı olmayan "oya" sözcüğünün, Anadolu kadınına has olduğu ve bu sanatın esas olarak Türk kültür tarihi içinde yer aldığı, sonrasında aynı teknikle "dantel" adı altında başka coğrafyalarda görüldüğü bilinmektedir. İğne ile yapılan örgülerinse 12. yüzyılda Anadolu’dan Yunanistan’a oradan da İtalya yoluyla Avrupa’ya geçtiği kaydedilmiştir.

03.Tel kırma ya da “Bartın İşi”, 17. yüzyıla dayanan ve günümüze ulaşan değerli el sanatlarımızdandır. Başlangıçta kadınlar, başörtülerine tellerle motif işleyerek ağırlık kazandırmış, bu sırada teller kesici alet kullanılmadan bükülerek kırıldığından sanat bu adı almıştır. Yüzyıllar boyunca gümüş, altın ve bakır tellerle işlenen motifler çeyizlerin baş tacı olmuştur. Zamanla unutulmaya yüz tutsa da 20. yüzyılın sonlarında yeniden canlanmıştır. Bu sanatta 1,5 mm genişliğinde altın, gümüş veya bakırdan yapılmış yassı teller kullanılır. Görünüşü gelin teline benzeyen tel, tırnak arasında hafif yukarı-aşağı bükülerek kırılır. Emek ve sabır isteyen tel kırma, günümüzde de çeyizlerde ve süslemelerde yaşatılmaktadır.

04.Filografi, geleneksel bir el sanatıdır. Tahta zemin üzerine çivilerle hizalanan resimlerin ipliklerle işlenmesiyle yapılır. Epey ustalık gerektiren bir sanat türü olduğu için azami oranda dikkat gerektirir. Genellikle kadınların tercih ettiği bir hobi olan filografide renk ve motif sınırlaması yoktur. Genellikle kuş ve çiçek motifleri işlense de farklı desen ve figürlerle de yapılabilir.
Filografi, tel ve çivi kullanılarak ahşap bir plaka üzerine yapılan el sanatıdır. İlk kez 17. yüzyılda İran'da ortaya çıkan bu sanat, kısa sürede İspanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerine yayıldı. Çiçek ve kuş gibi klasik motiflerin dışında, farklı desenler de ahşap zemin üzerine işlenebilir.

ANKARA-Mamak

Mamak Karaağaç Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA-Sincan

Sincan Dr. Yıldız Yalçınlar Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA-Yenimahalle

Yenimahalle Özel Gönüller Halk Eğitimi Merkezi

ANKARA

Ankara Olgunlaşma Enstitüsü

ANKARA_Olgunlasma07-sanattasarımatölyesi.png
ANKARA_Olgunlasma05-modacicekatölyesi.png
ANKARA_Olgunlasma09-dokumaatölyesi.jpeg
ANKARA_Olgunlasma01-sofkumas.jpeg
ANKARA_Olgunlasma03-bindallı.jpeg
ANKARA_Olgunlasma11-nallıhanörtmesi.jpeg
ANKARA_Olgunlasma12-nallıhanörtmesi.jpeg
ANKARA_Olgunlasma14-beypazarıbürgüsü.jpeg

01.Yüzyıllar boyunca Ankara keçisinden elde edilen tiftik, dokuma sanayinde önemli rol oynamış ve “Engürü sofu” adıyla anılan kumaş 16.–18. yüzyıllarda Avrupa kentlerine ihraç edilmiştir. 19. yüzyıl sonlarında Ankara keçisinin başka ülkelerde de yetiştirilmesiyle tekel bozulsa da tiftik dokumacılığı yaklaşık 300 yıl aradan sonra yeniden canlandırılmıştır. Tasarım, Ankara’nın sof üretimindeki tarihsel önemine vurgu yapar. Sof kumaş üzerine baskı tekniğiyle hazırlanan tablo, tiftik şal ve kemerle tamamlanmış, kemerde keçi boynuzuyla “S” harfi kullanılarak Sof kumaşa atıf yapılmıştır. Uzun şal, keçi tüylerine ve dokuma tarihine gönderme niteliğindedir.
02. Eski Türk boylarında silahlı birlik ve koruyucu görevi üstlenen Ankara Seymen figüründen esinlenerek okulumuz Kuyumculuk Atölyesinde tasarlananan ve üretim aşamasında mine tekniği kullanılan dekoratif masa süsü hazırlanmıştır.
03.Ankara’nın geleneksel kıyafetlerinden biri olan Bindallı Mor kadife kumaş üzerine dival işi, etek ucu ve kol ağzı dantelli bindallı elbise, Kırmızı fes üzerine metal penezler ve zincir ile süslü başlık, şifon kumaş üzerine tel sarma işli, kenarları sim dantel süslü örtü kullanılmıştır. Sırma işli ayakkabılarla tamamlanmıştır.
04. Anadolu medeniyetlerinden olan hattilere ait Güneş kursundan esinlenerek tasarlanan kolye üzerinde yazan "Angora" Ankara'nın eski isimlerinden birisidir. Ürün üretiminde 925 ayar gümüş kullanılarak hazırlanmıştır.
05.Endemik ve değerli türlerden biri olan Sevgi çiçeği, dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı’nda Mogan Gölü’nün doğu yakasında yetişmektedir. Moda Çiçek atölyemiz Ankara’nın koruma altında olan değerli endemik türünü iğne oyası olarak çalışarak bölgenin zengin florasına ve nadir çiçek varlığına dikkat çekmiştir.
06.Ankara’nın sembolü haline gelen M.Ö. 3. bine tarihlenen, Çorum-Alacahöyük'te bulunan Hatti Uygarlığı'na ait Güneş Kursları örnek alınarak tasarım ve üretim yapılmıştır. Sırlama, oksit, ilkel pişirim teknikleri uygulanmıştır.
07. Birinci Ulusal Mimarlık eserlerinden biri olan eski Türk Ocağı Binası yeni işleviyle Resim Heykel Müzesi, Ankara’nın önemli simge yapılarından biri olarak öne çıkmaktadır. Suluboya tekniğiyle üretilen eser okulumuz Sanat Tasarım Atölyesinde hazırlanmıştır.
08. Ankara’nın sembolü haline gelen Güneş Kursları örnek alınarak tasarım ve üretim yapılmıştır. Klasik tezhip tekniklerinin yanı sıra lazer kesimle yakılarak üretilmiştir. Altın lapis lazuli renkleri kullanılarak tamamlanmıştır.
09.Ankara’nın unutulmaya yüz tutmuş sanatlarından olan Sof Dokumacılığının önemine vurgu yapması sebebiyle okulumuz Dokuma Atölyesinde Ankara tiftik keçisi biblo figür doğal keçi yününden üretilmiştir.
10.Ankara’nın unutulmaya yüz tutmuş yöresel ve geleneksel dokuma üretimlerinden biri olan Nallıhan ilçesine özgün Nallıhan Örtmesi desenleriyle pamuk iplik dokuma ceket üretimi yapılmıştır.
11. Beypazarı Bürgüsü Dokuması Ankara’nın Beypazarı ilçesinde geçmişten günümüze önemli bir yere sahiptir. Bu dokumalarla Ankara Olgunlaşma Enstitüsü Dokuma Atölyesinde aslına uygun desenleri ve renkleriyle erkek giyimine uygun biçimde tasarlanarak kravat üretimi yapılmaktadır.

bottom of page